Transistör'ün icadı yeni bir çağ başlattı.
- The invention of the transistor introduced a new era.
Tom üvey oğlunu Mary'nin üvey kızına tanıttı.
- Tom introduced his stepson to Mary's stepdaughter.
Kahve, Avrupa'ya Arabistan'dan tanıtıldı.
- Coffee was introduced into Europe from Arabia.
Salona gittiğimizde, konser çoktan başlamıştı.
- When we went to the hall, the concert had already begun.
O, anılarımda kaybolmaya başlamıştı.
- She had begun to recede in my memory.
Fransız ve Hint Savaşı başlamıştı.
- The French and Indian War had begun.
Salona gittiğimizde, konser çoktan başlamıştı.
- When we went to the hall, the concert had already begun.
Tom uzun süre kalamaz bu yüzden toplantıyı başlatalım.
- Tom can't stay for long so let's get the meeting started.
Kim Kardashian Türkiye karşıtı bir kampanya başlattı, bundan dolayı onu asla beğenmiyorum.
- Kim Kardashian started a campaign against Turkey, so I never like her.