angefangen

listen to the pronunciation of angefangen
Английский Язык - Турецкий язык

Определение angefangen в Английский Язык Турецкий язык словарь

introduced
tanıtılan
introduced
tanıtılmış
introduced
başlattı

Transistör'ün icadı yeni bir çağ başlattı. - The invention of the transistor introduced a new era.

introduced
(Tıp) introduit
introduced
{f} tanıt

Tom üvey oğlunu Mary'nin üvey kızına tanıttı. - Tom introduced his stepson to Mary's stepdaughter.

Kahve, Avrupa'ya Arabistan'dan tanıtıldı. - Coffee was introduced into Europe from Arabia.

begun
başlamış

Salona gittiğimizde, konser çoktan başlamıştı. - When we went to the hall, the concert had already begun.

O, anılarımda kaybolmaya başlamıştı. - She had begun to recede in my memory.

begun
başla

Fransız ve Hint Savaşı başlamıştı. - The French and Indian War had begun.

Salona gittiğimizde, konser çoktan başlamıştı. - When we went to the hall, the concert had already begun.

started
başlat(mak)
started off
başladı
begun
f., bak. begin
started
başlat

Tom uzun süre kalamaz bu yüzden toplantıyı başlatalım. - Tom can't stay for long so let's get the meeting started.

Kim Kardashian Türkiye karşıtı bir kampanya başlattı, bundan dolayı onu asla beğenmiyorum. - Kim Kardashian started a campaign against Turkey, so I never like her.