alevlendirmek

listen to the pronunciation of alevlendirmek
Türkçe - İngilizce
kindle
to exacerbate, incite, inflame
fan
rekindle

Sami wanted to rekindle his relationship with Layla. - Sami, Leyla ile ilişkisini yeniden alevlendirmek istedi.

inflame
enkindle
to make (glowing coals) burn with a flame
to set on fire, to kindle; to exacerbate, to excite, to incense, to incite, to flame
exacerbate
set on fire
incense
excite
flame
fire
blaze
emblaze
alevlen
(Biyoloji) exacerbate
alevlen
{f} flame

Some flame retardants can cause cancer and hormonal disruptions. - Bazı alevlenmeyi geciktiriciler kanser ve hormonal bozulmalara neden olabilir.

alevlen
blaze up
alevlen
become inflamed
alevlen
flare out
alevlen
flame up
alevlen
{f} flaming
alevlendirme
inflammation
alevlen
blazing
Türkçe - Türkçe
Etkisini, şiddetini artırmak, çoğaltmak: "Davayı alevlendirerek zavallı beyimi üzmek istemem."- H. R. Gürpınar
Etkisini, şiddetini artırmak, çoğaltmak
Alevlenmesini sağlamak, tutuşturmak
alevlendirme
Alevlendirmek işi
alevlendirmek