a timing device usually providing a continuous series of timing pulses

listen to the pronunciation of a timing device usually providing a continuous series of timing pulses
İngilizce - Türkçe

a timing device usually providing a continuous series of timing pulses teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

clock
{i} saat

O, ona bir saat verdi. - She gave him a clock.

Çalar saat beni 7:00 de uyandırır. - The alarm clock wakes me at seven.

clock
{i} taksimetre
clock
hızölçer
clock
masa/duvar saati
clock
sögen tutarak süresini ölçmek
clock
{f} saat tutmak
clock
(Bilgisayar) saatle eşzamanlama
clock
clock vur/süre tut
clock
çorabın iki tarafında bilekten yukarı doğru çıkan
clock
saat,v.saat tut: n.saat
clock
hız göstergesi
clock
ajur clocked ajurlu
clock
süs/yüz/hızölçer/saât
clock
süslü
clock
{f} ölçmek
clock
{f} ulaştırmak
clock
{i} kronometre

Kol saatleri, duvar saatleri, dijital saatler, altın saatler, guguklu saatler, kuvars saatler, kronometreler, zamanlayıcı ve kule saatleri de dahil olmak üzere saatlerin birçok farklı türleri vardır. - There are many different kinds of clocks, including wristwatches, wall clocks, digital watches, gold watches, cuckoo clocks, quartz watches, stopwatches, timer and tower clocks.

clock
{i} çorabın iki yanındaki ajur
İngilizce - İngilizce
clock
a timing device usually providing a continuous series of timing pulses

    Heceleme

    a tim·ing de·vice u·su·al·ly pro·vid·ing a con·ti·nu·ous se·ries of tim·ing pulses

    Türkçe nasıl söylenir

    ı taymîng dîvays yujıli prıvaydîng ı kıntînyuıs sîriz ıv taymîng pʌlsîz

    Telaffuz

    /ə ˈtīməɴɢ dəˈvīs ˈyo͞oᴢʜəlē prəˈvīdəɴɢ ə kənˈtənyo͞oəs ˈsərēz əv ˈtīməɴɢ ˈpəlsəz/ /ə ˈtaɪmɪŋ dɪˈvaɪs ˈjuːʒəliː prəˈvaɪdɪŋ ə kənˈtɪnjuːəs ˈsɪriːz əv ˈtaɪmɪŋ ˈpʌlsɪz/

    Günün kelimesi

    catechumen