a social division of (usually preliterate) people

listen to the pronunciation of a social division of (usually preliterate) people
İngilizce - Türkçe

a social division of (usually preliterate) people teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

folk
{i} halk

Tom, Fransa'da bir Çin lokantasında İngiliz borusu ile İspanyol halk melodisi çaldı. - Tom played a Spanish folk tune on his English horn at a Chinese restaurant in France.

Eminim ki halkın seni özlüyordur. - I'm sure your folks miss you.

folk
folklor

Bu akademik bildiride, Almanya ve Hollanda folklorlarını karşılaştırıyorum. - In this paper, I compare the folklores of Germany and Holland.

O, okullarda kullanım için bir Japon folklor antolojisi derledi. - He compiled a Japanese folklore anthology for use in schools.

folk
{i} ahali
folk
{i} millet

Benim millet bana onun hakkında hikayeler anlatırdı. - My folks used to tell me stories about that.

Burada görülecek hiçbir şey yok, millet. Devam edin. - Nothing to see here, folks. Move along.

folk
aile
folk
{i} insanlar

Hollanda halk biliminde kabouterler yer altında yaşayan minik insanlardır. - In Dutch folklore, kabouters are tiny people who live underground.

Siz insanlarla çalışmak bir zevkti. - It was a pleasure working with you folks.

folk
folklore halkın malı olan gelenek
folk
(sıfat) halk
folk
{i} halk müziği

Tom halk müziği ile çok ilgileniyor. - Tom is very interested in folk music.

Halk müziğiyle çok ilgileniyorum. - I'm very interested in folk music.

folk
ana baba
folk
inanç
folk
folk
folk
dili akraba
folk
halkbilg
folk
âdet
folk
folk dance halk oyunu
folk
(isim) halk, ahali, insanlar, millet, ırk, halk müziği
folk
atasözü ve masallar
İngilizce - İngilizce
tribe
folk