a headache; especially one resulting from intoxication

listen to the pronunciation of a headache; especially one resulting from intoxication
İngilizce - Türkçe

a headache; especially one resulting from intoxication teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

head
{i} baş

O, baş ağrısından acı çekiyor. - He is suffering from a headache.

Soğuk Moskova kışlarında kendi başına şapka takmak en iyisidir. - It's best to wear a cap on your head during the cold Moscow winters.

head
{i} konu başlığı
head
menba
head
başlık

Herkes bu sabahki haber başlıklarından memnundu. - Everyone was delighted by this morning's headlines.

Haber başlıklarını gördün mü? - Have you seen the headlines?

head
başkanlığını yapmak
head
{f} başı çek
head
buhar basıncı
head
genel başkan
head
kafa,v.başı çek: n.baş
head
{i} köpük
head
{f} başı çekmek
head
{i} şef, baş, başkan: the head of the math department matematik bölümü başkanı
head
{f} (bir şeyin) başkanlığını yapmak/başkanı olmak: Who heads this outfit? Buranın başkanı kim?
head
{f} olgunlaşmak
head
{s} baş ile ilgili
head
bir

Onların hepsinin, kolları, bacakları, ve kafaları var,onlar yürürler ve konuşurlar, ama şimdi onlara farklı yapmak isteyen bir şey var. - They all have arms, legs, and heads, they walk and talk, but now there's SOMETHING that wants to make them different.

Hiç kimse futbolcu olmadan bir futbol takımının teknik direktörü olamaz. - Nobody can be a head coach of a soccer team without being a soccer player.

head
{s} baştaki
head
{i} pınar başı
head
{f} -in
head
{f} başında olmak
İngilizce - İngilizce
head

he took them seriously, too, just as seriously as he took the ‘head’ that followed after drink.

a headache; especially one resulting from intoxication