an event that might have been arranged although it was really accidental

listen to the pronunciation of an event that might have been arranged although it was really accidental
İngilizce - Türkçe

an event that might have been arranged although it was really accidental teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

coincidence
{i} rastlantı

Bunun bir rastlantı olduğunu düşündüm. - I thought it was a coincidence.

Bu sadece bir rastlantı. - It's just a coincidence.

coincidence
{i} tesadüf

Bu sadece bir tesadüftü. - It was just a coincidence.

Gerçekten bir tesadüf olup olmadığını merak ediyorum. - I wonder if it really was a coincidence.

coincidence
çakışım
coincidence
(Felsefe) örtüşme
coincidence
aynı zamanda olma
coincidence
(Biyokimya) eşzamanlılık
coincidence
(Edebiyat) esindeşlik
coincidence
rast

Bunun bir rastlantı olduğunu düşünmüyorum. - I don't think it's a coincidence.

O beklenmedik bir rastlantı. - That is an improbable coincidence.

coincidence
(Edebiyat) tevarüt
coincidence
(Denizbilim) rastlantısal eşzamanlılık
coincidence
uygunluk
coincidence
raslantı

Hayat sadece bir raslantı dizisidir. - Life is just a series of coincidences.

coincidence
çakışma
coincidence
uyuşma/tesadüf
coincidence
{i} çatışma
coincidence
çakışma,rastlantı
coincidence
(Nükleer Bilimler) çakışma,aynı anda olma, raslaşma
coincidence
{i} denk gelme
İngilizce - İngilizce
coincidence
happenstance
an event that might have been arranged although it was really accidental

    Heceleme

    an e·vent that might have been ar·ranged al·though it was re·al·ly ac·ci·den·tal

    Türkçe nasıl söylenir

    ın ivent dhıt mayt häv bın ıreyncd ôldhō ît wız rili äksıdentıl

    Telaffuz

    /ən ēˈvent ᴛʜət ˈmīt ˈhav bən ərˈānʤd ˌôlˈᴛʜō ət wəz ˈrēlē ˌaksəˈdentəl/ /ən iːˈvɛnt ðət ˈmaɪt ˈhæv bən ɜrˈeɪnʤd ˌɔːlˈðoʊ ɪt wəz ˈriːliː ˌæksəˈdɛntəl/

    Günün kelimesi

    expectorate