uygunluk

listen to the pronunciation of uygunluk
Türkçe - İngilizce

uygunluk teriminin Türkçe İngilizce sözlükte anlamı

suitability
convenience
relevance
conformity Some people prefer conformity, while others seek novelty. - Diğerleri yenilik ararken, bazı insanlar uygunluk tercih eder.
coherence
favourableness
aptitude
(Askeri) consistency
fidelity
agreeableness
aptness
favorableness
coincidence
propriety
reasonableness
relevant
fit
accurately
meetness
(Biyokimya) fitting
fairness
congruity
harmoniousness
adequacy
gram. agreement
appositeness
adaptation
acceptability
accordance
concord
handiness
coherency
advisability
convenience; favorableness
comeliness
appropriateness, suitability; fittingness, seemliness
appropriateness, fitness; agreeableness, favourableness; suitability, convenience
congeniality
compatibility
conformation
(Hukuk) accord, conformity, coherence, compatibility, consistency
(Mukavele) compliance
congruency
correct
fittingness
likeliness
congruousness
advisableness
appropriateness
adequateness
accord
patness
suitableness
properness
timeliness
consonance
harmony
pertinency
conformability
conformance
concordance
availability
conformities
{i} opportuneness
{i} congruence
{i} correctness
{i} correctitude
{i} correspondence
{i} propitiousness
{i} pertinence
yasaya uygunluk
legality
uygunluk belgesi
(Tıp) certificate of compliance
uygunluk belgesi
certificate of conformity
uygunluk belgesi
(Tıp,Ticaret) conformity certificate
uygunluk belgesi
(Ticaret) certificate of suitability
uygunluk deneyi
(İnşaat) conformity test
uygunluk derecesi
(Askeri) fidelity
uygunluk değerlendirmesi
(İnşaat) evaluation of conformity
uygunluk içinde
(Kanun) in conformity with
uygunluk kontrolü
eligibility check
uygunluk sağlama
(Askeri) reconciliation
uygunluk testi
compliance test
uygunluk beyanı
declaration of conformity
uygunluk bildirimi
declaration of conformance
uygunluk denetimi
(Ticaret) conformity auditing
uygunluk denetimi
(Bilgisayar,Teknik) reasonableness check
uygunluk değerlendirme ve belgelendirme kuruluşları
(Hukuk) conformity assessment and certification bodies
uygunluk değerlendirme yapıları
(Hukuk) conformity assessment structures
uygunluk görüşü
(Hukuk) assent
uygunluk gözetimi
(Ticaret) conformity surveillance
uygunluk güvencesi
(Ticaret) assurance of conformity
uygunluk kanıtı
(Ticaret) proof of conformity
uygunluk kriterleri
conformity criteria
uygunluk markası
(Ticaret) mark of conformity
uygunluk taahhütnamesi
(Ticaret) declaration of conformity
uygunluk taahhütnamesi
(Ticaret) undertaking of compliance
uygunluk tecrübesi
(Askeri) adaptability test
uygunluk varsayımı
(Ticaret) presumption of conformity
fiziki uygunluk
(Askeri) physical fitness
fiziksel uygunluk
(Tıp) physical fitness Physical fitness requires time and dedication. - Fiziksel form zaman ve özveri gerektirir.
tipe uygunluk
(Ticaret) conformity to type
toplumsal uygunluk
(Tıp) social convention
kalite uygunluk belgesi
certificate of quality conformity
Elektromanyetik Uygunluk Analiz Merkezi
(Askeri) Electromagnetic Compatibility Analysis Center
akla uygunluk
rationality
aslına uygunluk
literalness
aslına uygunluk
literalism
ehliyet ve uygunluk değerlendirilmesi
(Hukuk) certification and conformity assessment
elektromanyetik uygunluk
(Askeri) electromagnetic compatibility
geleneğe uygunluk
convenance
genel uygunluk bildirimi
(Hukuk) statement of general compliance
gidiş gelişe uygunluk
(su) navigability
hukuka uygunluk denetimi
(Hukuk) judicial review
hukuki uygunluk
(Hukuk) legal conformity
kilise kuralları uygunluk
ecclesiasticism
kısmi uygunluk
partial compatibility
metinsel uygunluk
(Dilbilim) textual appropriateness
modaya uygunluk
modishness
modaya uygunluk
stylishness
sisteme uygunluk
regularity
tam uygunluk
(Hukuk) full conformity
yasal uygunluk
(Hukuk) legal conformity
yola uygunluk
roadability
Türkçe - Türkçe

uygunluk teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

Uygun olma durumu, yakışık, mutabakat, mukarenet
Özne ile yüklemin veya bazı dillerde olduğu gibi sıfat ile ismin, cins ve sayı bakımından birbirine uyması: Öğretmen geldi. Öğrenciler ödevlerini yapmışlar gibi
Bir elçinin bir ülkeye atanmasından önce o ülkeden istenen uygun görme yazısı, agreman
Bir elçinin bir ülkeye atanmasından önce o ülkeden istenen uygun görme yazısı, agreman. Özne ile yüklemin veya bazı dillerde olduğu gibi sıfat ile ismin, cins ve sayı bakımından birbirine uyması: Öğretmen geldi. Öğrenciler ödevlerini yapmışlar gibi
mutabakat
agreman
(Osmanlı Dönemi) MUKARENET
(Osmanlı Dönemi) VİFAK
genel uygunluk bildirimi
Umum mutabakat beyannamesi
gerçeğe uygunluk
Gerçeğe uygun olma durumu
uygunluk