çatışma

listen to the pronunciation of çatışma
Türkçe - İngilizce

çatışma teriminin Türkçe İngilizce sözlükte anlamı

conflict The First World War began as a regional conflict and become one of history's worst humanitarian catastrophes. - Birinci Dünya Savaşı bölgesel bir çatışma olarak başlamış ve tarihin en kötü insanlık felaketlerinden biri olmuştur.
clash There was another clash a few months later. - Birkaç ay sonra bir çatışma daha vardı.
skirmish
scrimmage
clash, encounter, fight (either verbal or armed)
(Askeriye) skirmish
psych., fiction conflict
rencontre
skirmish, clash; conflict; collision
run in
collision
disagreement
brush
coincidence
battle
(Argo) beef
strife
aggression
clash of
conflıct
conflictual
(Askeri) engagement
velitation
{i} interference
war
aggro
çatışma kaybı
(Askeri) missing in action
çatışma kuralları
(Askeri) rules of engagement
çatışma noktasına gelmek
be on collision course
çatışma sonrası harekatlar
(Askeri) posthostilities operations
çatışma tatbikatı kuralları
(Askeri) rules of engagement exercise
çatışma çıkmak
1. for an armed fight or skirmish to take place. 2. for a verbal skirmish to take place
Silahlı Çatışma Hukuku
(Hukuk) Law of Armed Conflict
alçak irtifa füze çatışma bölgesi
(Askeri) low-altitude missile engagement zone
daimi çatışma kuralları
(Askeri) standing rules of engagement
dikey çatışma
vertical conflict
dip çatışma
(Pisikoloji, Ruhbilim) root conflict
düşük yoğunluklu çatışma
(Hukuk) low intensity conflict
hassas çatışma işbirliği süreci
(Askeri) precision engagement collaboration process
iç çatışma
infighting
iç çatışma
inner conflict
kendisiyle çatışma
self-contradiction
kısa menzilli hava savunması çatışma bölgesi
(Askeri) short-range air defense - kısa menzilli hava savunması SHORADEZ short-range air defense engagement zone
müşterek çatışma bölgesi
(Askeri) joint engagement zone
nevrotik çatışma
(Pisikoloji, Ruhbilim) neurotic conflict
orta yoğunlukta çatışma
(Hukuk) mid-intensity conflict
silahlı çatışma
(Hukuk) armed conflict
silahlı çatışma bölgesi
(Askeri) weapon engagement zone
silahlı çatışma durumu
(Askeri) weapon engagement status
test ve değerlendirme planı; muharebe sahası çatışma planı
(Askeri) test and evaluation plan; theater engagement plan
yüksek irtifa füzesi çatışma bölgesi
(Askeri) high-altitude missile engagement zone
yüksek yoğunlukta çatışma
(Hukuk) high-intensity conflict
ırkçılık nedeniyle çatışma
race riot
şiddetli çatışma
close fight
Türkçe - Türkçe

çatışma teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

Çatışmak işi
Türlü yönlerden uzanan kıvrımlı dağ sıralarının, bir yerde dar bir açı ile birbirine yaklaşıp kaynaşması veya düğümlenmesi
Savaş maksadıyla düşmana karşı ilerleyen bir birliğin keşif ve güvenlik kolları arasında ilk silahlı vuruşma
Çatışmak işi: "Döndüğü zaman hoş olmayan çatışmalar olabilmesi ihtimali evde felaket bekleyen bir gerginlik yaratmıştı."- H. E. Adıvar
Silahlı büyük kavga, arbede
Düşük Yoğunluklu Çatışma
(Askeri) Gayrinizami harp; düzenli ve büyük birlikler yerine küçük ve işlevsel birliklerle düşmanı yıpratmak, moralini bozmak, kayıplar verdirmek için yapılan savaş şeklidir. Psikolojik harp, istikrar harekatı ve gayrinizamî harp olarak üçe ayrılan özel harbin son parçasıdır. Askeri terminolojide Düşük Yoğunluklu Çatışma olarakta geçer
çatışma