a coincidence point

listen to the pronunciation of a coincidence point
İngilizce - Türkçe

a coincidence point teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

coincidence
{i} rastlantı

Bunun bir rastlantı olduğunu düşündüm. - I thought it was a coincidence.

Bunun bir rastlantı olduğunu düşünmüyorum. - I don't think it's a coincidence.

coincidence
{i} tesadüf

Mary ve benim aynı trende olmamız, tamamen bir tesadüftü. - It was sheer coincidence that Mary and I were on the same train.

Bu sadece bir tesadüftü. - It was just a coincidence.

coincidence
(Felsefe) örtüşme
coincidence
çakışım
coincidence
rast

Bunun bir rastlantı olduğunu düşündüm. - I thought it was a coincidence.

O beklenmedik bir rastlantı. - That is an improbable coincidence.

coincidence
aynı zamanda olma
coincidence
(Biyokimya) eşzamanlılık
coincidence
(Edebiyat) tevarüt
coincidence
(Denizbilim) rastlantısal eşzamanlılık
coincidence
(Edebiyat) esindeşlik
coincidence
uygunluk
coincidence
raslantı

Hayat sadece bir raslantı dizisidir. - Life is just a series of coincidences.

a point
Bir nokta
coincidence
çakışma
coincidence
uyuşma/tesadüf
coincidence
{i} denk gelme
coincidence
{i} çatışma
coincidence
çakışma,rastlantı
coincidence
(Nükleer Bilimler) çakışma,aynı anda olma, raslaşma
İngilizce - İngilizce
coincidence
coincidence point
Of two mappings, a point in the domain of both mappings that has same image under both
A point
punctum
a coincidence point

    Heceleme

    a co·in·ci·dence point

    Türkçe nasıl söylenir

    ı kōînsîdıns poynt

    Telaffuz

    /ə kōˈənsədəns ˈpoint/ /ə koʊˈɪnsɪdəns ˈpɔɪnt/

    Günün kelimesi

    expectorate