Turkish - English

  1. accomplishment isim
  2. implement
  3. making isim
  4. dummy
  5. fulfillment isim
  6. makıng
  7. dont
  8. exercise
  9. bogus
  10. execution
  11. stop it
  12. spurious sıfat
  13. fulfilment
  14. pursuance isim
  15. sham sıfat
  16. show isim
  17. artificial
  18. acquittal#
  19. acquittal
  20. building
  21. erection
  22. processing
  23. commission Kanun
  24. execute
  25. constitution
  26. foundation
  27. transaction
  28. fabrication
  29. construction
  30. imitation

Turkish - Turkish

  1. İRAS ETME Hukuk
  2. Doğadaki şeylere benzetilerek insan eliyle yapılmış, yapay, suni: "Eliyle bahçenin dökme taştan yapma mağaralarından birini göstererek..."- Y. K. Karaosmanoğlu. İçten olmayan, içten gelmeyerek yapılan, yapmacık: "Fakat fazla içliliği erkekliğe yakıştıramadığından kendini her zaman yapma bir sertliğin arkasına gizlerdi."- H. Taner
  3. Yapmak işi
  4. Doğadaki şeylere benzetilerek insan eliyle yapılmış, yapay, sun'î
  5. İçten olmayan, içten gelmeyerek yapılan, yapmacık
  6. Tezeğin kalıplanıp kurutularak yakacak haline getirilmesi
  7. Onarmak, tamir etmek (yapmak)
  8. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek: "Ayrıca terbiye edeceğim, onu yaman bir polis köpeği yapacağım."- R. H. Karay (yapmak)
  9. TARR (Yapmak)
  10. SUN' (Yapmak)
  11. İKA ETMEK Hukuk (Yapmak)
  12. gitmek (Yapmak)
  13. SEFF (Yapmak)
  14. NEFŞ (Yapmak)
  15. akdetmek (Yapmak)
  16. çıkmak (Yapmak)
  17. icra etmek (Yapmak)
  18. Düzenli bir duruma getirmek (yapmak)
  19. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek (yapmak)
  20. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek (yapmak)
  21. Üretmek (yapmak)
  22. Olmak (yapmak)
  23. Gerçek niteliğini vermek (yapmak)
  24. Bir kimseye bir meslek kazandırmak; yetiştirmek (yapmak)
  25. bir durum yaratmak (yapmak)
  26. Birini herhangi bir duruma düşürmek (yapmak)
  27. Gerçekleştirmek (yapmak)
  28. Davranmak, hareket etmek (yapmak)
  29. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak (yapmak)
  30. Zarara yol açmak (yapmak)

Add a comment

Favorites

About This Word