Better to understand a little than to misunderstand.
- Biraz anlamak yanlış anlamaktan daha iyidir.
Don't misunderstand me.
- Beni yanlış anlamayın.
There appears to be a misunderstanding.
- Bir yanlış anlama var gibi görünüyor.
This is a common misconception.
- Bu yaygın bir yanlış anlamadır.
Anything that can be misunderstood will be.
- Yanlış anlaşılabilen herhangi bir şey olacaktır.
He may have misunderstood you.
- O sizi yanlış anlamış olabilir.
You misinterpreted my actions.
- Yaptıklarımı yanlış anladın.
That was a misinterpretation.
- Bu bir yanlış anlamaydı.