yırtıldı

listen to the pronunciation of yırtıldı
Türkçe - İngilizce
torn
of Tear
If you are torn between two or more things, you cannot decide which to choose, and so you feel anxious or troubled. Robb is torn between becoming a doctor and a career in athletics. Past participle of tear. the past participle of tear
{s} ripped, rent
disrupted by the pull of contrary forces; "torn between love and hate"; "torn by conflicting loyalties"; "torn by religious dissensions"
Torn is the past participle of tear
{f} rip, rend
having edges that are jagged from injury
disrupted by the pull of contrary forces; "torn between love and hate"; "torn by conflicting loyalties"; "torn by religious dissensions
past participle of tear
yırt
(Bilgisayar) tear off
yırt
rip up

I'm going to rip up this piece of paper. - Bu kağıt parçasını yırtacağım.

yırt
lacerate
yırt
{f} torn

The floor was strewn with party favors: torn noisemakers, crumpled party hats, and dirty Power Ranger plates. - Yer partiden kalanlar yüzünden dağınıktı: Yırtık gürültüyapıcılar, kırışık parti şapkaları, ve kirli Power Ranger tabakları.

Someone has torn two pages out of this book. - Birisi bu kitaptan iki sayfa yırttı.

yırt
rend
yırt
{f} tore

The nail tore his jacket. - Çivi onun ceketini yırttı.

In tears, she tore up his letter and threw it away. - Gözyaşları içinde, o, mektubunu yırttı ve onu attı.

yırt
{f} tear

In tears, she tore up his letter and threw it away. - Gözyaşları içinde, o, mektubunu yırttı ve onu attı.

I saw him tear up the letter. - Onun mektubu yırtıp attığını gördüm.

yırt
{f} lacerated
yırt
ripup
yırtıldı