tanım

listen to the pronunciation of tanım
Türkçe - İngilizce
definition

We need a clear definition for the concept of human rights. - İnsan hakları kavramının açık bir tanımına ihtiyacımız var.

No definition of poetry is adequate unless it be poetry itself. - Onun kendisi şiir olmadıkça, şiirle ilgili hiçbir tanım yeterli değildir.

description

The man answered to the description. - Adam tanımlamaya uyuyordu.

The man answered to the description. - Adam tanımlanmış özelliklere sahipti.

illustration
definition, description tarif
identification
account

Your account of the accident corresponds with the driver's. - Kaza tanımın sürücününkine uyuyor.

declaration
defınıtıon
Tanımlar
definitions

Above all, logic requires precise definitions. - Her şeyden önce, mantık kesin tanımlar gerektirir.

tanımlar
identifies

A passport identifies you as a citizen of a country and allows you to travel to foreign countries. - Bir pasaport sizi bir ülkenin bir vatandaşı olarak tanımlar ve yabancı ülkelere seyahat etmene imkan verir.

duyu tabanlı tanım
(Tıp) sensory-based description
genetik tanım
(Pisikoloji, Ruhbilim) genetic description
seviye tanım yöntemi
(Ticaret) grade description method
seçici tanım özelliği
(Askeri) selective identification feature
özet tanım
summary description
Türkçe - Türkçe
Bir varlığa, bir şeye özgü niteliklerin belirtilmesi, bir kelimeyi belirleyen, açıklayan anlam, tarif
Tarif
işlemsel tanım
Deney veya gözlem yapabilmek amacıyla somut karşılıkları olmayan, karmaşık, genel ya da soyut kavramların gözlemlenebilir, algılanabilir veya ölçülebilir nitelik taşıyan somut kavramlara dönüştürülmesi ile elde edilen tanım. Örn. Meslek kavramının, sosyal hayatta karşılığı olan ve yaşı, cinsiyeti, eğitim durumu veya sayısı belirlenebilecek insanlardan oluşan akademisyenlik, bankacılık, avukatlık, doktorluk gibi alt kavramlarla tanımlanması
tanım