türemek

listen to the pronunciation of türemek
Türkçe - Türkçe
Oluşmak, ortaya çıkmak, meydana çıkmak, parçalanıp çoğalmak
Çıkmak
Bir kökten çıkmak
Oluşmak, ortaya çıkmak, meydana çıkmak, parçalanıp çoğalmak: "Halide Hanım'ın hikâyesinden sonra türeyen bugünkü Turan lokantaları, Turan berberleri, Turan ocakları bütün payitahtı sarmış."- Y. K. Beyatlı
gelmek
TÜRE
(Hukuk) Hukuk
türe
Hak ve hukuka uygunluk, adalet
türe
Adalet, doğruluk
türeme
Türemek işi
türeme
Aynı kökten çıkma, iştikak
türemek