shocking; amazing, astounding

listen to the pronunciation of shocking; amazing, astounding
İngilizce - Türkçe
şok edici;, şaşırtıcı şaşırtıcı
staggering
basamaklandırma
staggering
sallayan
staggering
{f} sendele
staggering
sarsan
staggering
sendeleyerek
staggering
{s} sarsıcı
staggering
{i} dengesizlik
staggering
{s} şok edici
staggering
{s} sendeleyen
staggering
{f} sendele: prep.sendeleyerek
staggering
sendeleme
staggering
x ayarla/afallat/sendele
staggering
{s} sersemletici
staggering
{i} sendel
staggering
afallatıcı
staggering
{s} şaşırtıcı

Bu sayılar şaşırtıcı. - Those numbers are staggering.

Düşman şaşırtıcı kayıplara maruz kaldı. - The enemy suffered staggering casualities.

İngilizce - İngilizce
{s} staggering
shocking; amazing, astounding