sevmemek

listen to the pronunciation of sevmemek
Türkçe - İngilizce
take an aversion
(neg. form of sevmek ) not to dislike
to dislike, to take an aversion (to)
{f} dislike
{f} hate
can't stand
dread
sevmeme
{i} dislike

I'm starting to dislike her. - Onu sevmemeye başlıyorum.

This is why I dislike cats. - Kedileri sevmememin nedeni budur.

sev
{f} love

I no longer love you. - Artık seni sevmiyorum.

I love living with you. - Sizinle yaşamayı seviyorum.

sev
{f} loved

She is loved by everyone. - O herkes tarafından sevilir.

If you want to be loved, love! - Eğer sevilmek istiyorsan, sev!

hiç sevmemek
abominate
sevmeme
distaste
sevmeme
dislike for
sevmeme
dislike of
sev
{f} loving

I can't imagine loving anybody as much as Tom seems to love Mary. - Tom'un Mary'yi seviyor göründüğü kadar çok birini sevmeyi düşünemiyorum.

It is pleasant to watch a loving old couple. - Sevgi dolu yaşlı bir çifti izlemek keyifli.

sevmeme
allergy
günahı kadar sevmemek
to hate (someone) like poison
sev
relish
sevmeme
aversion
Kürtçe - Türkçe

sevmemek teriminin Kürtçe Türkçe sözlükte anlamı

sêv
elma
sevmemek