Bunun hakkında bir hayli düşündüm.
- I've thought about this a great deal.
Bu yolda bir hayli trafik var.
- There is a great deal of traffic on this road.
Yapacak çok işim var.
- I have a great deal to do.
O süt satarak çok para yaptı.
- He made a great deal of money selling milk.
Tom pek çok kelebek topladı.
- Tom has collected a great many butterflies.
Yabancı dillerden ödünç alınmış pek çok kelimeye sahip.
- It has a great many words borrowed from foreign languages.
O, oldukça çok kazanır.
- He earns a great deal.
Tom oldukça çok seyahat eder.
- Tom travels a great deal.