save up

listen to the pronunciation of save up
İngilizce - Türkçe
para biriktir

Yeni bir araba almak için para biriktirmemiz gerekiyor. - We need to save up money to buy a new car.

Yaşlılık için para biriktiriyorum. - I will save up money for when I'm old.

{f} para biriktirmek

O biraz para biriktirmek için çok çalıştı. - He worked hard to save up some money.

Para biriktirmek için sıkı çalıştı. - She's worked hard to save up money.

tasarruf sağlamak
biriktirmek

O biraz para biriktirmek için çok çalıştı. - He worked hard to save up some money.

Para biriktirmek için sıkı çalıştı. - She's worked hard to save up money.

{f} tasarruf etmek

Tom bir araba satın almak için yeterli parayı tasarruf etmek istedi. - Tom wanted save up enough money to buy a car.

Birikim yapmak, tasarruf etmek, para biriktirmek
İngilizce - İngilizce
To accumulate money, especially for a specific, planned expenditure

She knows she must save up for college.

{f} economize, avoid unnecessary use or expenditure, save, cut back, be thrifty; Accumulate something for a specific intention or purpose
see save 2
feather one's nest; have a nest egg; "He saves half his salary"
save up

    Türkçe nasıl söylenir

    seyv ʌp

    Telaffuz

    /ˈsāv ˈəp/ /ˈseɪv ˈʌp/

    Etimoloji

    [ 'sAv ] (verb.) 13th century. Middle English, from Old French salver, from Late Latin salvare, from Latin salvus safe; more at SAFE.

    Günün kelimesi

    canicular