sapık

listen to the pronunciation of sapık
Türkçe - İngilizce
pervert

This author's books don't suit me because the erotic descriptions are too perverted. - Bu yazarın kitapları bana uygun gelmiyor çünkü erotik tasvirler fazla sapıkça.

I do not want to see their perverted smirks. - Onların sapıkça sırıtmalarını görmek istemiyorum.

perverted

I do not want to see their perverted smirks. - Onların sapıkça sırıtmalarını görmek istemiyorum.

This author's books don't suit me because the erotic descriptions are too perverted. - Bu yazarın kitapları bana uygun gelmiyor çünkü erotik tasvirler fazla sapıkça.

wacky
pervert; perverted, deviant; crazy, lunatic
very eccentric, somewhat crazy
perverted; sexually perverted
aberrant
unnatural
dotty
(a) pervert
perverse

Layla was victim to Sami's every perverse whim. - Leyla, Sami'nin her sapık hevesinin kurbanıydı.

Don't think I'm perverse, but I've seen several condoms in her purse. - Sapık olduğumu düşünme ama onun çantasında birkaç prezervatif gördüm.

voyeur

An exhibitionist would be the ideal partner for a voyeur. - Bir teşhirci bir sapık için ideal bir ortak olurdu.

lunatic
crazy
psycho

Sami was murdered by a psycho. - Sami bir sapık tarafından öldürüldü.

sodomite
perv

There may be thieves, fakers, perverts or killers in social networks. For your security, you shouldn't believe them. - Sosyal ağlarda hırsızlar, sahteciler, sapıklar veya katiller olabilir. Güvenliğiniz için, onlara inanmamalısınız.

I do not want to see their perverted smirks. - Onların sapıkça sırıtmalarını görmek istemiyorum.

deviant
warp
wry
cinsel sapık
pervert
cinsel sapık
(Biyoloji) sex deviant
cinsel sapık
sexual deviant
cinsi sapık
pervert
cinsel sapık
sexual deviant, pervert
Türkçe - Türkçe
Tavır ve davranışları doğanın gösterdiği yoldan veya geleneklerden, törelerden ayrılan (kimse), gayritabii, anormal
Delice davranışları olan, meczup
Meczup
sapık