süpürgesi

listen to the pronunciation of süpürgesi
Türkçe - İngilizce

süpürgesi teriminin Türkçe İngilizce sözlükte anlamı

süpürge
broom

I need to borrow this broom. - Bu süpürgeyi ödünç almam gerekiyor.

Pass me the broom and dustpan, please. I spilled some crumbs on the floor. - Bana süpürge ve faraşı ver lütfen. Yere bazı kırıntılar döktüm.

süpürge
{i} whisk
süpürge
sweeper
elektirik süpürgesi
Vacuum clener
elektrik süpürgesi
suction cleaner
elektrik süpürgesi
Hoover
elektrik süpürgesi
suction sweeper
elektrik süpürgesi
vacuum cleaner, hoover
elektrik süpürgesi
vacuum cleaner

I sucked up the dust on the floor with a vacuum cleaner. - Zemindeki tozu bir elektrik süpürgesi ile emdi.

elektrik süpürgesi ile temizlemek
hoover
gerdan süpürgesi
slang mustache, soup-strainer
halı süpürgesi
carpet sweeper
kaldırım süpürgesi/yosması
(Konuşma Dili) 1. streetwalker, prostitute. 2. gadabout woman, woman who never stays at home
silecek süpürgesi
wiper blade
silecek süpürgesi
(Otomotiv) wiperblade
sokak süpürgesi woman who's always gadding about
(instead of keeping the home fires burning)
tavan süpürgesi long-handled broom used
to clean ceilings
çalı süpürgesi
broom made from heath
çalı süpürgesi
besom
çalı süpürgesi
whisk
çalı süpürgesi besom, broom made
from heath
Türkçe - Türkçe

süpürgesi teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

Süpürge
(Osmanlı Dönemi) DESTE
Süpürge
(Osmanlı Dönemi) MİHSERE
Süpürge
(Osmanlı Dönemi) MİHVEKA
Süpürge
(Osmanlı Dönemi) MİKAMME
süpürge
Elektrik süpürgesi
Süpürge
(Osmanlı Dönemi) MİKNESE
süpürge
Süpürmeye yarayan araç: "Hasta bakıcının elinden süpürgeyi kaparak ut gibi çalmaya başlamış."- R. N. Güntekin
Süpürge
(Osmanlı Dönemi) MİSFERE
Süpürge
(Osmanlı Dönemi) ŞARUF
Süpürge
caru
elektrik süpürgesi
Elektrik enerjisi ile çalışan süpürge
kaldırım süpürgesi
Sürtük
sokak süpürgesi
Evinde oturmayıp çok gezen kadın, sürtük kadın
süpürge
Süpürmeye yarayan araç
tavan süpürgesi
Tavanı süpürmek için uzun saplı süpürge
çalı süpürgesi
Kırmızı çiçekleri olan ve süpürge yapımında kullanılan bir bitki