He has experience of foreign travel.
- Onun yurtdışı seyahat deneyimi var.
I made a decision to study abroad.
- Yurtdışında okumaya karar verdim.
My decision to study abroad surprised my parents.
- Yurtdışında okuma kararım ebeveynlerimi şaşırttı.
His colleague was transferred to an overseas branch.
- Meslektaşı yurtdışındaki birime tayin edildi.
Our products sell well overseas.
- Ürünlerimiz yurtdışında iyi satar.
Yurtdışı deneyiminiz var mı.