Sana yardım etmek için buradayız.
- We're here to assist you.
Tom sana yardım etmek için görevlendirilecek.
- Tom will be assigned to assist you.
Tom tanımadığı birinin yanında oturdu.
- Tom sat down next to someone he didn't know.
Onlar bize yardım etmek için geldiler.
- They came to our assistance.
Mobilyayı taşımada ona yardım ettim.
- I assisted her in moving the furniture.
Yara izini herhangi birine hiç gösterdin mi?
- Have you ever shown your scar to someone?
Bunu istemiyorsan onu başka birine vereceğim.
- If you don't want this, I'll give it to someone else.
İdrar şişesi ile tuvalete gidecek birisine yardımcı olmak için teknik terminoloji nedir?
- What's the technical terminology for assisting someone to go to the toilet with a urine bottle?
Mali olarak ressama yardım ettiler.
- They assisted the painter financially.
Sana yardımcı olmak için buradayım.
- I'm here to assist you.
Zavallı adama yardımcı olmak için zahmete girdi.
- He took the trouble to assist the poor man.