Karanlıkta araba sürmek uçmak gibidir.
- Driving in the dark feels like flying!
Trenle seyahat etmeyi uçmaya tercih ederim.
- I prefer traveling by train to flying.
Tom binlerce saatlik uçuş zamanı olan uzman bir pilottur.
- Tom is an expert pilot with thousands of hours of flying time.
Elektrik prizinden uçuşan kıvılcımlar var.
- There are sparks flying out of the electric socket.
Dün gece uçan bir UFO gördü.
- He saw a UFO flying last night.
Biz bir uçan daire gördük.
- We saw a flying saucer.
Biz Pasifik üzerinde uçuyoruz.
- We are flying over the Pacific.
Yarın Los Angeles'a uçuyoruz.
- We are flying to Los Angeles tomorrow.
flying fox.