such as

listen to the pronunciation of such as
Английский Язык - Турецкий язык
meselâ

Pek çok meyve ihraç ederler, mesela portakal, greyfurt ve limon. - They export a lot of fruit, such as oranges, grapefruits and lemons.

gibi

Biz güneş ve rüzgar gibi enerji kaynakları kullanacağız. - We'll use energy sources such as the sun and wind.

İnsan su baskınları ve yangınlar gibi felaketlerden korkar. - Man fears disasters such as floods and fires.

örneğin

Küçük hayvanlar, örneğin kriller plankton yerler. - Tiny animals such as krill eat plankton.

Tom ve Mary safariye gittiler ve örneğin aslanlar, zürafalar, zebralar ve su aygırları gibi birçok hayvanı gördüler. - Tom and Mary went on a safari and saw many animals, such as lions, giraffes, zebras, and hippopotamuses.

şöyle
for example
mesela

Mesela, İngilizceyi seviyor musun? - For example, do you like English?

Mesela, bu bir aşk şarkısı. - For example, this is a love song.

for example
meselâ

Mesela, bu bir aşk şarkısı. - For example, this is a love song.

Mesela, İngilizceyi seviyor musun? - For example, do you like English?

for example
örneğin

Modern Yunanca'da harfleri birleştirerek sesler oluşturabilirsiniz. Örneğin b sesi için μπ'yi, d sesi için ντ'yi, g sesi için γκ'yi ve c sesi için ise τζ'yi kullanabilirsiniz. - You can make sounds by combining letters in Modern Greek. For example you can use μπ to make the sound b, ντ to make the sound d, γκ to make the sound g and τζ to make the sound dj.

Jack çamı kozalakları, örneğin, büyük bir ısıya maruz kalıncaya kadar tohumlarını bırakmak için kolayca açılmazlar. - The cones of the jack pine, for example, do not readily open to release their seeds until they have been subjected to great heat.

such a
böylesi

Böylesine loş bir odada kitap okumayın. - Do not read books in such a dim room.

Aklında ne olduğuna dair hiçbir fikrim yok, böylesine olumlu teklifi reddetti. - I have no idea what he has in mind, rejecting such a favorable proposal.

such a
bu denli

Bunun bu denli iyi bir fikir olduğunu sanmıyorum. - I don't think this was such a good idea.

such as to
(Politika, Siyaset) nitelikte olmak
such a
böyle

Hepimiz onun böyle iyi bir adamı niye terk ettiğini merak ettik. - We all wondered why she had dumped such a nice man.

Böyle güzel bir kız hiç görmedim. - I have never seen such a beautiful girl.

such a
öyle bir
Английский Язык - Английский Язык
like, of the kind mentioned

I was never in a country such as that.

for example

Waterbirds such as the duck or the gull are common in the area.

those who

Such as have already done their work may leave.

like, as an example of, like for example
of a kind specified or understood; "it's difficult to please such people"; "on such a night as this"; "animals such as lions and tigers"
such as

    Турецкое произношение

    sʌç äz

    Синонимы

    for example, for instance, e.g., like

    Произношение

    /ˈsəʧ ˈaz/ /ˈsʌʧ ˈæz/

    Этимология

    [ 's&ch, 'sich ] (adjective.) before 12th century. Middle English, from Old English swilc; akin to Old High German sulIh such, Old English swA so, gelIk like; more at SO, LIKE.

    Видео

    ... such as lights, alarm clocks, thermostats, dishwashers, et cetera. ...
    ... within minutes visitors can go from a modern city typical cities such as these ...
Избранное