sicher?

listen to the pronunciation of sicher?
Немецкий Язык - Турецкий язык
güvenli bir şekilde
emin olma
güvenli şekilde
emin ol

Kanama olmadığından emin olmalıyız. - Wir müssen sicher sein, dass keine Blutung vorhanden ist.

Gideceği yere ulaştığından emin olmak için mektubu taahhütlü gönderin. - Senden Sie den Brief per Einschreiben, um sicher zu sein, dass er sein Ziel erreicht!

güvenle
falanca
sağ salim
güven içinde
kazasız belasız
tehlikesizce
{'zihır} kesin, güvenilir, sağlam, emin; tehlikesiz
emin, inanılır, güvenilir; sağlam; kesin, muhakkak; güvenli, emniyetli; tehlikesiz; herhalde, muhakkak, elbette
(Gramer) (vor etw./ jdm. + D) bir şeye karşı, birisine karşı güvende olmak
güvenli

Değerli eşyalarını güvenli bir yerde saklamalısın. - Du solltest deine Wertsachen an einem sicheren Ort aufbewahren.

Английский Язык - Турецкий язык

Определение sicher? в Английский Язык Турецкий язык словарь

certain
{s} mutlâk

O, oyunu mutlaka kazanacak. - He is certain to win the game.

certain
{s} güvenilir

Niyetlerinizin güvenilir olduğuna eminim. - I'm certain that your intentions are honorable.

Çeviri bir kadın gibidir. Güzelse güvenilir değildir. Güvenilirse kesinlikle güzel değildir. - Translation is like a woman. If it is beautiful, it is not faithful. If it is faithful, it is most certainly not beautiful.

assuredly
elbette
assuredly
mutlaka
assuredly
muhakkak
certain
belirli

Uygun şekilde kullanılırsa, belirli zehirler yararlı olacaktır. - Properly used, certain poisons will prove beneficial.

Üçüncü yıldız belirli bir krala ait oldu. - The third star belonged to a certain king.

certain
muhakkak
certain
{s} kesin

Gölde kesinlikle yüzebilirsin fakat öyle yapmanın anlamı yok. - You can certainly swim in the lake, but there is no sense in doing so.

Kesinlikle,kart oynamayı severim. - Certainly, I like playing cards.

certain
Belli

Ona belli bir genç doktor tarafından bakıldı. - He was taken care of by a certain young doctor.

Ted'in oyunu kazanacağı belliydi. - Ted was certain of winning the game.

assuredly
kesinlikle
assuredly
kesin olarak
assuredly
z. mutlaka
certain
{s} kesin, kati
certain
{s} belirli, muayyen
certain
{s} belirlenmiş
certain
{s} kuşkusuz
certain
of a certain age orta yaşlı
certain
{s} emin

15 Mart'a kadar laboratuvar ekipmanını teslim edebileceğimden eminim. - I'm certain we can deliver the laboratory equipment by March 15th.

Tom kesinlikle kendinden emin görünüyor. - Tom certainly looks confident.

Немецкий Язык - Английский Язык
surely ?
…proof
assuredly
secure

This bridge looks secure. - Die Brücke sieht sicher aus.

Browsers are not all secure. - Nicht alle Browser sind sicher.

fail-safe
certain
sure-fire
unharmfully
sure
failsafe
certainly
blue-chip
for sure
easily
copper-bottomed
securely

Please make sure that your seat belt is securely fastened. - Bitte vergewissern Sie sich, dass Ihr Sicherheitsgurt fest geschlossen ist.

surely
surefire
safe
safely

Any man who can drive safely while kissing a pretty lady is simply not giving the kiss the attention it deserves. - Jeder Mann, der sicher fahren kann, während er eine schöne Frau küsst, schenkt dem Kuss einfach nicht die Aufmerksamkeit, die er verdient.

Against all expectations, the Apollo spacecraft made it safely back to Earth. - Entgegen allen Erwartungen kehrte die Raumfähre Apollo sicher zur Erde zurück.

safe (from)
unharmful
ceratin
certain to
unmistaken
unendangered