nebenbedingung

listen to the pronunciation of nebenbedingung
Немецкий Язык - Турецкий язык
sınırlama
Английский Язык - Турецкий язык

Определение nebenbedingung в Английский Язык Турецкий язык словарь

constraint
(Jeoloji) kısıtlayıcı
constraint
kısıtlamak
constraint
icbar
constraint
koşul

Ben bu koşullar altında önemli bir baskı gösterdiğimi düşünüyorum. - I think I've showed considerable constraint under the circumstances.

constraint
baskı

Odada bir baskı hissi vardı; Hiç kimse krala kararının ne kadar aptalca olduğunu söylemeye cesaret etmedi. - There was a feeling of constraint in the room; no one dared to tell the king how foolish his decision was.

Ben bu koşullar altında önemli bir baskı gösterdiğimi düşünüyorum. - I think I've showed considerable constraint under the circumstances.

constraint
kısıtlama
constraint
zorlama
constraint
zor
constraint
tehdit
constraint
(Askeri) Zorlama, tahdit, sıkıntı
constraint
tahdit
constraint
{i} kendini tutma
constraint
{i} alıkoyma
constraint
{i} çekinme
constraint
(Mukavele) kısıt; sınırlama, kısıtlama; sıkıntı
constraint
kısıt,kısıtlama
Немецкий Язык - Английский Язык
auxiliary condition
constraint
side condition