O, bir acemi için iyi yaptı.
- He did well for a beginner.
Ben Lojban'da bir acemiyim.
- I'm a beginner in Lojban.
Bu kitap yeni başlayanların anlaması için çok kolay İngilizce ile yazılmış.
- This book is written in such easy English as beginners can understand.
Bu kitap yeni başlayanlar için uygundur.
- This book is suitable for beginners.
Berbat Fransızcam için özür dilerim. Ben hala başlangıç düzeyindeyim.
- I'm sorry for my terrible French. I'm still a beginner.
Tom sadece bir başlangıç düzeyinde.
- Tom is only a beginner.
Başlangıçta at etini beğenmedi.
- She didn't like horsemeat, initially.
Dan o onun bir kaza olduğunu söylediğinde başlangıçta Linda'ya inanmıştı.
- Dan initially believed Linda when she said that it was an accident.
After 500 years, incipient towns appeared.