School begins at nine and is over at six.
- Okul dokuzda başlar ve altıda biter.
I go into the store, and who do I see? An American friend, who immediately begins to tell me what has been going on with him since we last met.
- Mağazaya gidiyorum ve kimi görüyorum? Onunla son kez buluştuğumuzdan beri kendisinde neler gittiğini bana hemen anlatmaya başlayan bir Amerikan arkadaşımı.
Next month it'll be five years since he began playing the violin.
- Önümüzdeki ay keman çalmaya başlayalı beş yıl olacak.
He began to work for that company last year.
- O, geçen yıl o şirket için çalışmaya başladı.
He stopped smoking and started running.
- Sigarayı bıraktı ve koşmaya başladı.
The dog began to run.
- Köpek koşmaya başladı.
At the beginning it'll be tough, but everything's tough at the beginning.
- O, başlangıçta zor olacak, fakat her şey başlangıçta zordur.
The beginning is the most important part of the work.
- Başlangıç işin en önemli kısmıdır.
The War of 1812 had begun.
- 1812 Savaşı başlamıştı.
My memory of her has begun to recede.
- Onunla ilgili anılarım azalmaya başladı.
Now I must go about my work.
- Şimdi işime başlamalıyım.
The student center is a good place to strike up conversations.
- Öğrenci merkezi konuşmalara başlamak için iyi bir yer.
We got up early and set about cleaning our house.
- Erken kalktık ve evimizi temizlemeye başladık.
She had no idea how to set about her work.
- İşine nasıl başlayacağı konusunda bir fikri yoktu.
It's time to get down to business.
- İşe başlamanın zamanıdır.
It's time to work now. Let's get down to business.
- Şimdi çalışma vakti. İşe başlayalım.
Commencement is typically the first or second Saturday in April.
- Başlangıç genellikle nisan ayının birinci ya da ikinci cumartesisidir.
Hostilities commenced.
- Düşmanlıklar başladı.
There's nothing better than a good cup of coffee to start off the day.
- Güne başlamak için güzel bir fincan kahveden daha iyi bir şey yoktur.
I quit my job and moved so I could start off with a clean slate.
- Maziye sünger çekip yeniden başlamak için işimi bıraktım ve taşındım.
This book is written in such easy English as beginners can understand.
- Bu kitap yeni başlayanların anlaması için çok kolay İngilizce ile yazılmış.
This book is written in easy English for beginners to understand.
- Bu kitap, yeni başlayanların anlaması için kolay İngilizce ile yazılmıştır.
The toddler wobbled when he first stood up.
- Yürümeye başlayan çocuk ilk ayağa kalktığında yalpaladı.