Two more food processing plants closed down this month.
- Bu ay iki tane daha gıda işleme tesisi kapatıldı.
I think it won't work.
- İşlemeyeceğini düşünüyorum.
We have to give the plan a chance to work.
- İşlemesi için plana bir şans vermek zorundayız.
We don't have time to process all this data.
- Tüm bu verileri işlemek için zamanımız yok.
I want to get that process going.
- O işleme başlamak istiyorum.
Tom wore a Christmas sweater embroidered with reindeer.
- Tom ren geyiği ile işlemeli bir Noel kazağı giydi.
The two main operations in calculus are the integral and the derivative.
- İntegral ve türev, kalkülüs'te iki ana işlemdir.
Modern computers carry out ten to the ninth power (10^9) operations per second.
- Modern bilgisayarlar saniyede on üzeri dokuz (10^9) işlem yapıyor.
We don't have time to process all this data.
- Tüm bu verileri işlemek için zamanımız yok.
The businessman didn't dare withdraw from the transaction.
- İş adamı işlemden çekilmeye cesaret etmedi.
I have to close this transaction within a week.
- Bir hafta içinde bu işlemi kapatmak zorundayım.
He had to commit crime because he was starving.
- O açlıktan öldüğü için suç işlemek zorunda kaldı.
Dan was accused of committing a murder.
- Dan bir cinayet işlemekle suçlandı.
I will buy you a new word processor.
- Ben sana yeni bir kelime işlemci satın alacağım.
What I want is a word processor.
- İstediğim bir kelime işlemcisidir.
bu evrak işleme alındı.
How long will the procedure take?
- İşlem ne kadar sürecek?
This is the regular procedure.
- Bu normal bir işlemdir.
We carry out treatments like whitening. We also do tobacco stain removal and other cleaning procedures.
- Biz beyazlatma gibi işlemleri yaparız. Ayrıca tütün lekesi çıkarırız ve diğer temizleme işlemlerini yaparız.
Two more food processing plants closed down this month.
- Bu ay iki tane daha gıda işleme tesisi kapatıldı.
The customer is responsible for bank transfer processing fees. We thank you for your understanding.
- Müşteri banka havalesi işlem ücretlerinden sorumludur. Anlayışınız için size teşekkür ederiz.
No formal action was taken.
- Resmi bir işlem yapılmadı.
Layla launched a legal action to gain custody of her three children.
- Leyla, üç çocuğunun velayetini almak için yasal işlem başlattı.
I intend to hammer this idea into the student's heads.
- Ben bu fikri öğrencilerin kafalarına işlemek niyetindeyim.
İşleyen demir paslanmaz.
- İşlemeyen demir pas tutar.