hinwegtäuschend

listen to the pronunciation of hinwegtäuschend
Английский Язык - Турецкий язык

Определение hinwegtäuschend в Английский Язык Турецкий язык словарь

misleading
yanıltıcı

Başlık biraz yanıltıcı. - The headline is somewhat misleading.

O başlık son derece yanıltıcıydı. - That headline was extremely misleading.

hiding
{i} gizlenme

Benden gizlenmeye devam edemezsin, Tom. - You can't keep hiding from me, Tom.

hiding
{f} sakla

Polisten saklandığı için, Dima geceyi bir çöplükte geçirdi. - Hiding from the police, Dima spent the night in a dumpster.

Tom kapının arkasında saklanıyordu. - Tom was hiding behind the door.

masking
{f} maskele

Tom maskeleme bandı rulosunu Mary'ye uzattı. - Tom handed Mary the roll of masking tape.

Mary duygularını maskelemede iyi değildir. - Mary is not good at masking her emotions.

concealing
gizle(mek)
hiding
saklayarak
masking
(Mühendislik) maskeleme

Tom maskeleme bandı rulosunu Mary'ye uzattı. - Tom handed Mary the roll of masking tape.

Mary duygularını maskelemede iyi değildir. - Mary is not good at masking her emotions.

masking
maskeleyerek
concealing
gizle

Tom memnuniyetsizliğini gizleyen oldukça iyi bir iş yaptı. - Tom has done a pretty good job concealing his dissatisfaction.

Tom gerçekten hissettiği şekli gizlemede çok iyi değildir. - Tom isn't very good at concealing the way he really feels.

deceiving
aldatan
hiding
{i} saklama

Gerçeği saklamayı sürdüremezsin. - You can't keep hiding from the truth.

Gerçek duygusunu saklamada uzman oldu. - He has become expert in hiding his true feeling.

hiding
{i} dayak
hiding
{i} saklanma

Yeni bir saklanma yeri bulmam gerekiyor. - I need to find a new hiding place.

Tom mükemmel bir saklanma yeri bulduğunu düşündü. - Tom thought he'd found the perfect hiding place.

hiding
{i} gizleme

Tom'un bir şey gizlemediğini nasıl biliyorsunuz? - How do you know Tom wasn't hiding something?

Kendini gizlemen işe yaramaz. - Hiding yourself won't help.

hiding
{i} dövme
hiding
dayak/saklama/saklanma
masking
(Askeri) MASKELEME: Elektronik harpte, özel bir elektromanyetik radyasyonun, kaynak ve/veya amacının saklanması maksadıyla ilave göndericilerin kullanılması
Немецкий Язык - Английский Язык
deceiving
misleading
obscuring
hiding
masking
disguising
belying
concealing
über das wahre Ausmaß hinwegtäuschend
understating the true extent
über das wahre Ausmaß hinwegtäuschend
understating