I've been with this project since day one.
And I will raise it again in three days.
- Ve onu üç günde tekrar kaldıracağım.
Do you study English every day?
- Her gün İngilizce çalışıyor musun?
It's getting cooler day by day.
- Günden güne hava soğuyor.
My legs are getting better day by day.
- Bacaklarım günden güne daha da iyileşiyor.
I worked hard day after day.
- Günden güne çok çalıştım.
I studied English very hard day after day.
- Ben günden güne çok fazla İngilizce çalıştım.
Tom's mood changes markedly from day to day.
- Tom'un ruh hali günden güne gözle görülür bir biçimde değişiyor.
That country's economic situation changes from day to day.
- O ülkenin ekonomik durumu günden güne değişiyor.
Don't expose this chemical to direct sunlight.
- Kimyasal maddeyi doğrudan güneş ışığına maruz bırakma.
This room doesn't get much sunlight.
- Bu oda çok fazla güneş ışığı almıyor.
My grandfather gave me a birthday present.
- Büyükbabam bana bir doğum günü hediyesi verdi.
I would like to give him a present for his birthday.
- Ona doğum günü için bir hediye vermek istiyorum.
Today is a sunny day.
- Bugün güneşli bir gün.
Today is the hottest day this year.
- Bugün, bu yılın en sıcak günüdür.
Sunshine is beneficial to plants.
- Güneş ışığı bitkiler için faydalıdır.
The sunshine improved his color.
- Güneş rengini artırdı.
These medicines should be taken three times a day.
- Bu ilaçlardan günde üç kez alınmalı.
How many times a day does that bus run?
- O otobüs günde kaç kez çalışır?
Sami will maintain his innocence until the day he dies.
- Sami masumiyetini öldüğü güne kadar sürdürecek.
That textbook is out of date.
- O ders kitabı güncel değil.
Which is the date of your birthday?
- Doğum günün hangi tarih?
What a beautiful sunset!
- Ne güzel bir günbatımı!
A warm, sunny day is ideal for a picnic.
- Ilık, güneşli bir gün piknik için idealdir.
I thought doing this would be easy, but we've been working all day and we're still not finished.
- Bunun kolay olacağını düşünmüştüm, fakat bütün gün çalışıyoruz ve hâlâ bitirmedik.
He has been unconscious for three days.
- Onun üç gün boyunca bilinci kapalı.
Güneşli olmasına rağmen, hava soğuktu.
- Güneşli olsa da hava soğuktu.
güneşin çıkmış olmasına rağmen, hava soğuktu.
- Güneş çıkmış olsa bile hava soğuktu.