eğitilmiş

listen to the pronunciation of eğitilmiş
Турецкий язык - Английский Язык
trained

This dog is trained to save people in the mountains. - Bu köpek dağlarda insanları korumak için eğitilmiştir.

Military pilots are trained to take more risks than civilian pilots. - Askeri pilotlar sivil pilotlardan daha fazla risk almak için eğitilmiştir.

seasoned
eğit
{f} educated

Mr. Ito is a highly educated man. - Bay Ito oldukça eğitimli bir insan.

He was educated at Oxford. - O, Oxford Üniversitesi'nde eğitim gördü.

eğit
{f} trained

I trained the dog to do tricks. - Oyun yapması için köpeği eğittim.

He was trained as a lawyer. - O bir avukat olarak eğitildi.

eğit
{f} training

The training session is scheduled to begin at 4 p.m. - Eğitim oturumunun 16:00'da başlaması planlandı.

They needed jobs and training. - Onların işlere ve eğitime ihtiyacı vardı.

eğit
educate

In the last analysis, methods don't educate children; people do. - Son analizlerde, metotlar çocukları eğitmezler; insanlar eğitir.

What does it mean to have an educated mind in the 21st century? - 21. yüzyılda eğitimli bir akla sahip olmak ne anlama geliyor?

eğit
{f} train

I am training hard so that I may win the race. - Ben, yarışı kazanabilirim diye sıkı eğitim yapıyorum.

It is not easy to train dogs. - Köpekleri eğitmek kolay değil.

eğit
{f} schooling

Fadil paid for Layla's schooling. - Fadıl, Leyla'nın eğitimi için ödeme yaptı.

I will have to wait till I finish schooling and start earning money. - Eğitimi bitirinceye ve para kazanmaya başlayıncaya kadar beklemek zorunda kalacağım.

eğit
reeducate
iyi eğitilmiş
thoroughpaced
önceden eğitilmiş bireysel insan gücü
(Askeri) pretrained individual manpower
özel amaçlı eğitilmiş
purpose trained
eğitilmiş
Избранное