Tom should do that sometime.
- Tom bunu birgün yapmalı.
I'm going to do that sometime.
- Bunu birgün yapacağım.
I would like to go to the United States one day.
- Bir gün Amerika'ya gitmek istiyorum.
Can you do it in one day?
- Onu bir günde yapabilir misin?
Someday I'd like to go to England.
- Bir gün İngiltere'ye gitmek istiyorum.
I want to go to America someday.
- Bir gün Amerika'ya gitmek istiyorum.
I should go there sometime.
- Bir gün oraya gitmeliyim.
Her mother and her sister came to visit the young worker, and sometimes they spent a day with her.
- Annesi ve kız kardeşi genç işçiyi ziyaret etmek için geldi, ve bazen onunla birlikte bir gün geçirdiler.
The Berbers have lived for thousands of years where others could not survive even one day.
- Berberler binlerce yıldır yaşıyor ve başkaları bir gün bile hayatta kalamadı.
This day started like any other ordinary day.
- Bu gün başka sıradan bir gün gibi başladı.