Tom is married to someone else now.
- Tom şu anda bir başkasıyla evlidir.
My native language is a foreign language for someone else.
- Benim anadilim bir başkası için yabancı dildir.
One man's loss is another man's gain.
- Birinin kaybı bir başkasının kazancıdır.
One failure followed another.
- Bir başarısızlığı bir başkası izledi.
Sophie had been looking forward to getting another letter from the unknown sender.
- Sophie bilinmeyen bir gönderenden gelen bir başka mektup almak için can atıyordu.
Another ten minutes' walk brought us to the shore.
- On dakikalık bir başka yürüyüş bizi kıyıya getirdi.