Bando çeşitli marşlar çaldı.
- The band played several marches.
Askeri bando üyeleri çok mutlu görünüyordu.
- The brass band members looked very happy.
Bir grup kentin içinden geçit açtı.
- A band led the parade through the city.
Gelmiş geçmiş en iyi grup olmak nasıl bir duygu?
- How does it feel to be the best band ever?
Tom'un dün kendi orkestrasıyla davul çaldığını duydum.
- I heard Tom playing drums with his band yesterday.
Tom okul orkestrasında klarnet çalar.
- Tom plays clarinet in the school band.
Festivalde bir sürü büyük gruplar vardı.
- There were a lot of great bands at the festival.
Bir sürü paket lastiğim var.
- I have lots of rubber bands.
Bu hizmeti kullanmak için yeterli bant genişliğine sahip değiliz.
- We don't have enough bandwidth to use that service.
Tom müzik grubunun solistiydi.
- Tom is the frontman of the band.
Bu gece kaç tane müzik grubu çalıyor olacak?
- How many bands will be playing tonight?
Sargınızı değiştirmeliyiz.
- We need to change your bandage.
Tom Mary'nin sargılı bileklerini fark etti.
- Tom noticed Mary's bandaged wrists.
Tom's mouth was taped shut with duct tape.
- Tom'un ağzı bir koli bandıyla bantlanarak kapatılmıştı.
Tom handed Mary the roll of masking tape.
- Tom maskeleme bandı rulosunu Mary'ye uzattı.