airborne

listen to the pronunciation of airborne
Английский Язык - Турецкий язык
havadan taşınan
havadan gelen (mikrop, toz vb)
uçan
havadan atılan
havada
(Havacılık) kalkış
hava kökenli
(Gıda) hava kaynaklı
tenekte
tenek
(tohum/vb.) tenekten savrulan/atılan
havadan gelen
havada uçan
{s} hava indirme
{s} havadan gelen (mikrop, toz v.b.)
uçan/hava
{s} havayla gelen
{s} uçmakta olan
{s} uçakla taşınan
{s} havalanmış
{s} havadan nakledilen
(Askeri) HAVADAN NAKLEDİLEN MALZEME: Uçağa monte edilmiş ve onun bir parçası haline gelmiş olan silah ve teçhizatın dışında havadan nakledilen ve havadan nakledilmek üzere tertiplenmiş olan malzeme için kullanılır
{s} uçuşan
airborne division
(Askeri) hava indirme tümeni
airborne early warning
(Askeri) havadan erken ihbar
airborne force
(Askeri) hava indirme kuvveti
airborne particles
partiküller
airborne radar
(Askeri) uçak radarı
airborne radio
(Askeri) hava telsizi
airborne sound
havada yayılan ses
airborne dust
asılı toz
airborne early warning
havadan erken uyarı
airborne equipment
uçakla taşınan techizat
airborne fire control radar set
havadan gelen ateş kontrol radar seti
airborne radar
tenek radarı
airborne radar
hava radarı
airborne radioactivity
hava radyoaktivitesi
airborne target
hava hedefi
airborne troop
hava indirme kıtası
Airborne Command Post
(Askeri) Hava İndirme Komuta Yeri
Airborne Target Handover System
(Askeri) Hava İndirme Hedef Devretme Sistemi
Airborne Warning and Control System
(Askeri) Havadan İhbar ve Uyarı Sistemi
airborne alarm
(Askeri) havada bekleme alarmı
airborne alarm
(Askeri) HAVADA BEKLEME ALARMI: Bak. "airborne alert"
airborne alert
(Askeri) HAVADA HAZIR ALARM: Muharebe için teçhiz edilmiş uçakların havada ve derhal muharebeye hazır bulundukları hazırlıklı olma durumu. Bunun amacı tepki süresini azaltmak ve kurtulma faktörünü arttırmaktır. Ayrıca bakınız: "combat air patrol"; "fighter cover", "alert"
airborne assault
(Askeri) hava indirme taarruzu
airborne assault
(Askeri) bkz: "assault"
airborne assault weapon
(Askeri) HAVADAN TAŞINAN TAARRUZ SİLAHI: Hava indirme kıtalarına oynak bir tanksavar kabiliyeti sağlayan zırhsız, hareket kabiliyeti çok, tam tırtıllı top. Havadan bırakılabilir. AIRBORNE BATTLEFIELD COMMAND AND CONTROL CENTER: HAVA MUHAREBE KOMUTA VE KONTROL MERKEZİ: Muharebe ve istihbarat değerlendirme yeri olarak kullanılabilir
airborne battlefield command and control center
(Askeri) hava indirme muharebe komuta ve kontrol merkezi
airborne beacon
(Askeri) hava indirme biykını
airborne beacon
(Askeri) HAVA İNDİRME BIYKINI: Havadan indirilen kuvvetlerin geceleyin yeniden tertiplenmelerine yardım etmek, ayrıca atma ve iniş noktalarını belirlemek için faydalanılan enfraruj bir ışık verici
airborne beacon
(Askeri) hava indirme radyofarı
airborne brigade
(Askeri) hava indirme tugayı
airborne combat team
(Askeri) hava indirme muharebe timi
airborne command
(Askeri) HAVA İNDİRME KOMUTANLIĞI
airborne command post
(Askeri) UÇAR KOMUTA YERİ: Komutanın kuvvetlerinin kontrolünde kullanılan, uygun bir şekilde donatılmış bir uçak
airborne contamination
(Nükleer Bilimler) havadaki bulaşma
airborne direct air support center
(Askeri) HAVA DİREKT DESTEK MERKEZİ: Bir hava indirme hücumunun başlangıç safhası gibi özel bir mahiyet taşıyan harekat sırasında Kara Ordusunun acil yakın hava desteği ve keşif isteklerinin işlenmesi ve hava faaliyetlerinin idaresi için geçici imkanlar sağlamak üzere faydalanılan, uçuş halinde bir Hava Kuvvetleri aracı
airborne early warning
(Askeri) HAVA ERKEN İHBARI: Düşman hava veya kara birliklerinin, havadaki bir araçta bulunan radar ve diğer cihazlarla saptanıp dost birliklere uyarı gönderilmesi
airborne early warning and control
(Askeri) HAVADAN ERKEN İHBAR VE KONTROL: Silah kontrolü için arama ve yükseklik bulucu radar ve muhabere cihazlarıyla donatılmış hava erken uyarı araçları tarafından sağlanan gözetleme ve kontrol
airborne early warning and control
(Askeri) havadan erken ihbar ve kontrol
airborne early warning set
(Askeri) havadan ikaz radarı
airborne early warning set
(Askeri) HAVADAN İKAZ RADARI: Uzak mesafeden araştırma ve tanımayı temin eden ve radar işaretlerini kara veya gemideki bir istasyona nakleden hava aracı
airborne early warning; air expeditionary wing
(Askeri) havadan erken ihbar; hava seferi birliği
airborne equipment
(Askeri) havada taşınan teçhizat
airborne force
(Askeri) HAVA İNDİRME KUVVETİ: Hava indirme harekatları için teşkil edilmiş, donatılmış ve eğitilmiş öncelikle kara ve hava birliklerinden oluşan kuvvetler. Ayrıca bakınız: "force (s) "
airborne force liaison officer
(Askeri) HAVA İNDİRME KUVVETİ İRTİBAT SUBAYI: Hava indirme birliklerini temsil eden ve hava indirme harekatlarında kullanılan hava alanlarında, hava kuvvetleriyle birlikte çalışan subay
airborne general illumination lightself
(Askeri) hava indirme genel otomatik aydınlatma
airborne infantry
(Askeri) HAVA İNDİRME PİYADESİ: Hava yolu ile nakliyat için özel surette yetiştirilmiş ve teçhiz edilmiş, paraşütçü kıtalar dahil, piyade birlikleri
airborne infantry
(Askeri) hava indirme piyadesi
airborne infection
(Tıp) havayolu infeksiyonu
airborne intercept
(Askeri) havadan önleme
airborne interception equipment
(Askeri) UÇAR DURUMDA ÖNLEME CİHAZLARI: Hava önlemenin etkisini arttırmak için önleme uçaklarına monte edilen radar cihazlarını da içine alan ateş kontrol sistemi
airborne interceptor; air interdiction; area of interest
(Askeri) havada önleme; hava tecridi; ilgi sahası
airborne invasion
(Askeri) havadan işgal
airborne joint nuclear planning element
(Askeri) hava indirme müşterek nükleer planlama unsuru
airborne laser
(Askeri) hava indirme lazeri
airborne lift
(Askeri) havadan taşıma kapasitesi
airborne lift
(Askeri) HAVADAN TAŞIMA KAPASİTESİ: Elde bulunan uçaklarla bir defada taşınan veya taşınabilecek personel ve yük olarak ifade edilen toplam kapasite
airborne mine countermeasures
(Askeri) hava indirme mayın karşı tedbirler görevi
airborne mission commander; Air Mobility Command; Army Materiel Command
(Askeri) Hava indirme görev komutanı; Hava Hareket Komutanlığı; Kara Kuvvetleri Malzeme Komutanlığı
airborne noise
havada oluşan ses
airborne operation
(Askeri) hava indirme harekatı
airborne operation
(Havacılık) hava ulaştırma harekatı
airborne operation
(Askeri) HAVA İNDİRME HAREKATI (AMERİKA SAVUNMA BAKANLIĞI, AMERİKAN SAVUNMA KURULU): Taktik veya stratejik bir görevin yerine getirilmesi için muharip kuvvetlerin ve bunlara ait lojistik desteğin hedef bölgesine havadan intikalini içeren bir harekat. Kullanılan araçlar hava indirme birlikleri, havadan taşınan birlikler ve çeşitli tip nakliye uçaklarının herhangi bir bileşiminden meydana gelebilir
airborne operations
(Askeri) hava indirme harekatı
airborne operations centre
(Askeri) hava indirme harekat merkezi
airborne order
(Askeri) havalanma emri
airborne order
(Askeri) HAVALANMA EMRİ: Uçağın havalanması için önceden tespit edilen zaman beş dakikadan fazlayken uçuş için verilen komut ve yetki
airborne pollutant
(Kimya) havadaki kirletici
airborne precautions
(Biyoloji) hava bulaşımı tedbiri
airborne radar
(Askeri) TAYYARE/UÇAK RADARI: Bak. "Radar"
airborne radio relay
(Askeri) uçak telsiz rölesi
airborne radio relay
(Askeri) HAVADAN RÖLE/UÇAK TELSİZ RÖLESİ (NATO): Muhabere sistemlerinin menzilini, esnekliğini ve fiziksel güvenliğini arttırmak amacıyla röle cihazlarının monte edildiği uçakların kullanıldığı bir teknik
airborne radioactive material
(Çevre) havadaki radyoaktif materyal
airborne radioactivity
(Çevre) havadaki radyoaktivite
airborne radioactivity area
(Çevre) havadaki radyoaktivite alanı
airborne residuals
(Çevre) havayla taşınan kalıntılar
airborne residuals
(Çevre) havadaki duman ve toz
airborne sensor operator
(Askeri) HAVA/UÇAK ELEKTRONİK HEDEF SAPTAMA CİHAZI OPERATÖRÜ: Uçakta bulunan hedef saptama cihazını kullanmak ve uçuş sırasında toplanan bilgilerin kısıtlı bir değerlendirmesini yapmak üzere eğitilmiş kişi
airborne stand off radar
(Askeri) hava stand off radarı
airborne tactical data system
(Askeri) uçakta bulunan taktik bilgi sistemi, hava taktik veri sistemi
airborne toxic material
(Kimya) havadaki toksik meddeler
airborne troops
(Askeri) HAVA İNDİRME BİRLİKLERİ: Asıl görevi havadan hücum indirmesi yapmak olan kara birlikleri. Ayrıca bakınız: "troops"
airborne troops
hava indirme birlikleri
airborne units
(Askeri) HAVA İNDİRME BİRLİKLERİ: Esas itibariyle, havadan hücum indirmeleri yapacak şekilde teşkil edilip eğitilmiş birlikler
airborne units
(Askeri) hava indirme birlikleri
airborne vehicle
(Askeri) ELEKTRONİK HABER UYDUSU: Uçuş halinde bir hava platformu. Bak. "platform"
airborne vehicle
(Askeri) elektronik haber uydusu
airborne warning and control
(Askeri) havadan ihbar ve kontrol
airborne weapons corrective action program
(Askeri) hava silahları düzeltici müdahele programı
(A) direct air support center (airborne)
(Askeri) doğrudan hava destek merkezi (hava indirme)
(A) forward air controller (airborne)
(Askeri) ileri hava kontrolörü (havadan)
(A) tactical air coordinator (airborne)
(Askeri) taktik hava koordinatörü (hava indirme)
Canadian Air Force; Combat Air Forces; commander, airborne/air assault force
(Askeri) Kanada Hava Kuvvetleri; Muharebe Hava Kuvvetleri; Hava İndirme/ Hava Taarruz Kuvveti Komutanı
Defense Airborne Reconnaissance Office
(Askeri) Hava Savunma Keşif Ofisi
Light Airborne Multipurpose System (helicopter)
(Askeri) Hafif Hava İndirme Çok Amaçlı Sistemi (Helikopter)
North Atlantic Treaty Organization (NATO) Airborne Early Warning and Control Pro
(Askeri) NATO Hava İndirme Erken Uyarı Ve Kontrol Programı Yönetim Teşkilatı
armored reconnaissance airborne assault vehicle
(Askeri) HAVADAN TAŞINAN/ATILAN ZIRHLI KEŞİF HÜCUM ARACI: Piyade ve hava indirme harekatlarında ana keşif aracı ve hava indirme kıt'alarının ana taarruz silahı olarak hizmet gören hafif zırhlı, çevik, tam paletli bir araç
continental United States airborne reconnaissance for damage assessment; contine
(Askeri) hasar tespiti için kıta Amerikası içinde keşif uçuşu; hasar tespiti için kıta Amerikası içinde bölge keşfi
high value airborne asset
(Askeri) yüksek değerli havacılık malzemesi
joint airborne advance party
(Askeri) müşterek hava indirmesi öncü kısmı
joint airborne communications center/command post
(Askeri) müşterek havadan muhabere merkezi/komuta yeri
joint airborne training
(Askeri) MÜŞTEREK HAVA İNDİRME EĞİTİMİ: Hava indirme ve ilgili taşıyıcı birlikleri kapsayan eğitim harekat ve tatbikatları. Bu eğitim aşağıdakileri içine alır: a. Personel ve teçhizatın sevki, b. Hava indirme birliklerinin ve/veya havadan nakledilen birliklerin taarruz harekatı. c. Yükleme tatbikatları ve kısa süreli yerel alıştırma uçuşları. d. Müşterek Kurmay Başkanları tarafından yetki verilen şekilde ve/veya ilgili kuvvetler tarafında kararlaştırılan şekilde yapılan manevra/tatbikatlar. (Not: Amerika Savunma Kurulu tanımı "Müşterek Kurmay Başkanları tarafından yetki verilen şekilde ve/veya" sözcüklerini kullanmaz)
joint airborne/air transportability training
(Askeri) müşterek havadan indirme/hava ulaştırmacılığı eğitimi
laser airborne bathymetry system
(Askeri) lazerli hava indirme irtifa sistemi
lightweight airborne recovery system
(Askeri) hafif hava indirme kurtarma sistemi
tactical airborne digital camera system
(Askeri) taktik hava indirme dijital kamera sistemi
worldwide airborne command post
(Askeri) Dünya Çapında Hava İndirme Komuta Karargahı
Английский Язык - Английский Язык
Military infantry intended to be transported by air and delivered to the battlefield by parachute or helicopter
In or carried by the air

Airborne pollen can aggravate allergies.

In flight
{s} carried through the air; in the air; transported by aircraft (Military); in flight, flying
Airborne troops use parachutes to get into enemy territory. The allies landed thousands of airborne troops
Airborne means in the air or carried in the air. Many people are allergic to airborne pollutants such as pollen
moved or conveyed by or through air
If an aircraft is airborne, it is in the air and flying. The pilot did manage to get airborne
abn
Airborne Alternate Control Station
AACS, control subsystem onboard an aircraft
Airborne Warning and Control System
airborne radar system which detects low-flying aircraft, AWACS
airborne particles
These are dust or minute droplets of liquid that are small enough to remain suspended in the air These particles give smog its color Depending on the types of particles present, the air can appear yellowish- brown, or even white Particles can also obscure the landscape, blocking out distant scenery or buildings Recent studies have shown that every major Canadian urban centre has levels of airborne particles high enough to pose a health risk
airborne patrol
a patrol provided by aircraft
airborne transmission
a transmission mechanism in the which the infectious agent is spread as an aerosol and usually enters a person through the respiratory tract
airborne troops
ground forces conveyed by aircraft
AWACS Airborne Warning and Control System
Mobile, long-range radar surveillance-and-control centre for air defense. Used by the U.S. Air Force since 1977, AWACS is mounted in a specially modified Boeing 707 aircraft, with its main radar antenna affixed to a rotating dome. It can detect, track, and identify low-flying aircraft at a distance of 200 nautical mi (370 km) and high-level targets at much greater distances. It can also track maritime traffic and operate in any weather. The computer system can assess enemy action and track the location and availability of any aircraft within range. Operators of its secure communications system can guide friendly aircraft against enemy planes
airborne

    Расстановка переносов

    air·borne

    Турецкое произношение

    erbôrn

    Произношение

    /ˈerˌbôrn/ /ˈɛrˌbɔːrn/
Избранное