O, geçen pazar günü golf oynadı.
- He played golf last Sunday.
Yağmur yağsa bile golf oynayacak.
- He'll play golf even if it rains.
Tom'un canı golf oynamak istemiyordu.
- Tom didn't feel like playing golf.
Benim hobim golf oynamaktır.
- My hobby is playing golf.
Üç yıl önce golf kulübüne katıldım.
- I joined the golf club three years ago.
O, seçkin bir golf kulübüdür.
- That's an exclusive golf club.