Shall we start the meeting now?
- Toplantıyı şimdi başlatalım mı?
I'm at the airport now.
- Şimdi havaalanındayım.
I got to know my current girlfriend at the gym.
- Şimdiki kız arkadaşımı cimnastik salonunda tanıdım.
Is the GOP to blame for the current economic crisis?
- Şimdiki ekonomik kriz için cumhuriyetçi parti suçlanacak mı?
You must live in the present, not in the past.
- Geçmişte değil, şimdiki zamanda yaşamalısın.
I am going to leave my present job.
- Şimdiki işimi bırakacağım.
I have not heard a word from him as yet.
- Şimdiye kadar ondan bir kelime duymadım.
As yet, everything has been going well.
- Şimdilik her şey yolunda gidiyor.
How many do you see now?
- Şimdi kaç tane görüyorsun?
Are you seeing anybody now?
- Şimdi birini görüyor musun?
I want you focus on the here and now.
- Burada ve şimdi odaklanmanı istiyorum.
I can't answer you here and now.
- Sana şimdi yanıt veremem.
Now that you are here, you can help do the cleaning.
- Şimdi buradaysan, temizlemeye yardım edebilirsin.
I see now that I was mistaken.
- Hatalı olduğumu şimdi anlıyorum.
Can you please go away now?
- Şimdi gider misiniz, lütfen?
I can't get away from work now.
- İşten şimdi uzaklaşamam.
People mistakenly think that the past was better than the present.
- İnsanlar hatalı olarak, geçmişin şimdikinden daha iyi olduğunu düşünürler.
We are groping for a way out of the present situation.
- Şimdiki durumdan bir çıkış yolu arıyoruz.
I can't think of his name just now.
- Ben şimdi onun adını hatırlayamıyorum.
For you to come out and say that kind of thing now would just be pouring oil on the fire.
- Şimdi dışarıya gelmen ve o tür bir şey söylemen yangına körükle gitmek olur.
My immediate boss is tough to please.
- Şimdiki patronumu memnun etmek zordur.
Where are you sitting at the moment?
- Sen şimdi nerede oturuyorsun?
Where do you live at the moment?
- Sen şimdi nerede oturuyorsun?
Even now, I occasionally think I'd like to see you. Not the you that you are today, but the you I remember from the past.
- Şimdi bile, ara sıra seni görmek istediğimi düşünüyorum. Fakat bugünkü seni değil geçmişten hatırladığım seni.
My mother had none of the mod cons which are available to today's housewives.
- Annem, şimdiki ev hanımlarının kullandığı ev gereçlerinin hiçbirine sahip değildi.
I heard a shot just now.
- Ben şimdi bir silah sesi duydum.
He came home just now. Didn't you know that?
- O şimdi eve geldi. Bunu bilmiyor muydunuz?
In former days, men sold themselves to the Devil to acquire magical powers. Nowadays they acquire those powers from science, and find themselves compelled to become devils.
- Geçmişte insanlar sihirli güçler kazanmak için kendilerini şeytana satarlardı. Şimdilerde bu güçleri bilimden kazanıyorlar ve kendilerini şeytanlaşmak zorunda buluyorlar.
Nowadays, almost every home has one or two televisions.
- Şimdilerde neredeyse her evde bir ya da iki televizyon var.