Fold the leaf in half.
- Yaprağı yarıya katlayın.
Since I installed solar panels on my house, my energy bill has been cut in half.
- Evime güneş panelleri taktığımdan beri elektrik faturam yarı yarıya azaldı.
We have a party tomorrow evening.
- Yarın akşam bir partimiz var.
Mathematics is the part of science you could continue to do if you woke up tomorrow and discovered the universe was gone.
- Matematik, yarın kalkarsan ve evrenin gittiğini keşfedersen yapmaya devam edebileceğin, bilimin bir parçasıdır.
The women paraded around seminude.
- Kadınlar neredeyse yarı çıplak geçit töreni yaptı.
They sat in a semi-circle.
- Onlar bir yarım daire içine oturdular.
Don't leave your work half done.
- İşini yarıda bırakma.
He began his meal by drinking half a glass of ale.
- Yarım bardak bira içerek yemeğine başladı.
A function that is both quasiconvex and quasiconcave is quasilinear.
- Hem yarı-dışbükey hem de yarı-içbükey olan bir fonksiyon yarı-doğrusaldır.
Farm cats are usually feral or semi-feral.
- Çiftlik kedileri genellikle vahşi veya yarı vahşidir.
Sami was lying on his side in a semi-fetal position.
- Sami yarı fetal bir pozisyonda yan yatıyordu.
The equator divides the globe into two hemispheres.
- Ekvator dünyayı iki yarımküreye böler.
The United States is in the Northern Hemisphere.
- Amerika Birleşik Devletleri Kuzey Yarım kürededir.
You shouldn't do things by halves.
- İşleri yarım bırakmamalısın.
Never do things by halves.
- Hiçbir işi yarım yamalak yapma.