versorgend

listen to the pronunciation of versorgend
Английский Язык - Турецкий язык

Определение versorgend в Английский Язык Турецкий язык словарь

feeding
besleme

Köpeğini fıstık ezmesi ile beslemeyi hiç düşündün mü? - Have you ever tried feeding your dog peanut butter?

Köpeğimi ne tür mamayla beslemeliyim? - What kind of food should I be feeding my dog?

keeping
saklama

Başkalarının bilmesini istemediğin bir şeyi bana söyleme. Sır saklamada iyi değilim. - Don't tell me anything you don't want others to know. I'm not good at keeping secrets.

Sır saklamada iyi misin? - Are you good at keeping secrets?

keeping
geçimini sağlama
feeding
{f} besle

Köpeğimi ne kadar beslemeliyim? - How much food should I be feeding my dog?

Köpeğimi ne kadar beslemeliyim? - How much should I be feeding my dog?

keeping
{i} tutma

Onun kapıyı açık tutma alışkanlığı var. - He has a habit of keeping the door open.

Bir günlük tutmak iyi bir alışkanlıktır. - Keeping a diary is a good habit.

feeding
(Elektrik, Elektronik) Değişik noktalardan (genellikle iyonosfer) gelen radyo dalgalarının fazlarının,herhangi bir noktada birbirini destekleyecek ya da zayıflatacak yönde bulunmaları sonucunda alınan sinyal kuvvetindeki artma ya da azalma
feeding
besleyerek
feeding
{i} bakma
feeding
{i} geçindirme
feeding
{i} doyurma
feeding
(Tıp) Gıda, yemek, besin
keeping
{i} uyum
keeping
{i} bakım
keeping
{i} tutma, koruma
keeping
dayanıklı
keeping
{i} himaye
keeping
{i} nezaret
keeping
geçimini temin etme