Our website is offline for scheduled maintenance. We expect to be back online by 2:30 GMT.
- Web sayfamız zamanlanmış bakımdan dolayı çevrimdışıdır. GMT 2.30'da yeniden çevrimiçi olmayı bekliyoruz.
Our website is offline for scheduled maintenance.
- Web sayfamız zamanlanmış bakım nedeniyle çevrimdışıdır.
Taking care of the baby is my job.
- Bebeğin bakımı benim görevim.
Care aged him quickly.
- Bakım onu çabuk yaşlandırdı.
I think country life is superior to city life in some respects.
- Sanırım kırsal yaşam bazı bakımlardan şehir yaşamından daha üstündür.
In this respect, you're right.
- Bu bakımdan haklısın.
Tom was put in a nursing home.
- Tom bir bakımevine kondu.
The blind nurse devoted herself to caring for the elderly.
- Kör hemşire kendini yaşlıların bakımı için adadı.
Babies need a lot of care.
- Bebeklerin bakıma çok ihtiyacı vardır.
Those shadows appeared in a way like giant dinosaurs, with a long neck and a very big jaw without teeth.
- Bir bakıma uzun boyunlu ve dişsiz çok büyük çenesi olan dev dinozorlar gibi şu görüntüler ortaya çıktı.
In a way, Susie seems like my mother.
- Bir bakıma, Susie anneme benziyor.
The car needs a service.
- Arabanın bakıma ihtiyacı var.
I took my car to have it serviced today.
- Bugün arabamı bakım yaptırmaya götürdüm.
TV is harmful in that it keeps your mind in a passive state.
- TV aklınızı pasif durumda tutması bakımından zararlıdır.
You require medical attention.
- Tıbbi bakıma ihtiyacın var.
Tom needs to get medical attention.
- Tom'un tıbbi bakım alması gerekiyor.
He is inclined to look at everything from the standpoint of its practicality and is neither stingy nor extravagant.
- O her şeye pratikliği bakımından bakma eğilimindedir ve ne pinti ne de savurgandır.
Maintaining that tie is important.
- O kravata bakım yapmak önemlidir.
bebek bakım ünitesi var olan okullar özellikle evli öğrenciler için açılmalı.
Tom spent weeks in intensive care.
- Tom yoğun bakımda haftalar geçirdi.
Tom worked in intensive care.
- Tom yoğun bakımda çalışıyordu.