versorgend

listen to the pronunciation of versorgend
Английский Язык - Турецкий язык

Определение versorgend в Английский Язык Турецкий язык словарь

feeding
besleme

Köpeğimi ne kadar beslemeliyim? - How much should I be feeding my dog?

Köpeğimi ne kadar beslemeliyim? - How much food should I be feeding my dog?

keeping
saklama

Sır saklamada iyi misin? - Are you good at keeping secrets?

Bu kasa değerli eşyaları saklamak içindir. - This safe is for keeping valuables.

keeping
geçimini sağlama
feeding
{f} besle

Köpeğimi dondurma ile beslememde bir sorun olur mu? - Is there any problem with feeding my dog ice cream?

Köpeğini fıstık ezmesi ile beslemeyi hiç düşündün mü? - Have you ever tried feeding your dog peanut butter?

keeping
{i} tutma

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Kurumu 1990'da kayıt tutmaya başladığından beri, yiyecek fiyatları en yüksek seviyesindedir. - Food prices are at their highest level since the United Nations Food and Agriculture Organization began keeping records in 1990.

Tom sır tutmakta iyi değildir. - Tom isn't good at keeping secrets.

feeding
(Elektrik, Elektronik) Değişik noktalardan (genellikle iyonosfer) gelen radyo dalgalarının fazlarının,herhangi bir noktada birbirini destekleyecek ya da zayıflatacak yönde bulunmaları sonucunda alınan sinyal kuvvetindeki artma ya da azalma
feeding
besleyerek
feeding
{i} bakma
feeding
{i} geçindirme
feeding
{i} doyurma
feeding
(Tıp) Gıda, yemek, besin
keeping
{i} uyum
keeping
{i} bakım
keeping
{i} tutma, koruma
keeping
dayanıklı
keeping
{i} himaye
keeping
{i} nezaret
keeping
geçimini temin etme