to divide itself into separate pieces or substances

listen to the pronunciation of to divide itself into separate pieces or substances
Английский Язык - Турецкий язык

Определение to divide itself into separate pieces or substances в Английский Язык Турецкий язык словарь

separate
ayırmak

Karakoram Çin'i Pakistan'dan ayırmaktadır. - The Karakoram separates China from Pakistan.

Manş denizi İngiltere'yi ve Fransa'yı ayırmaktadır. - The English Channel separates England and France.

separate
ayrı

Biz ayrı hesaplar istiyoruz. - We'd like separate checks.

Tek yazılması gereken iki kelimeyi, iki ayrı kelime olarak yazmak Norveç'te büyük bir problemdir. - Writing two separate words when it should be written as one is a big problem in Norway.

separate
{f} ayırt etmek
separate
{f} ayrıştırmak
separate
{f} ayrı yaşamak
separate
ayrılma

Kırk yıllık evliliklerinin ardından ayrılmak istiyorlar. - They want to separate after 40 years of marriage.

Dil kültürden ayrılmaz. - You can't separate language from culture.

separate
(Kanun) bölünmüş
separate
{f} ayır

Guangdong'u Guangxi'den ne ayırıyor? - What separates Guangdong from Guangxi?

Çok sinirliyken iyiyle kötüyü ayırmaya çalışmanın bir faydası yoktur. - It is no use trying to separate the sheep from the goats while in a state of madness.

separate
(karı koca) ayrı yaşamak
separate
ayırma işareti
separate
{f} dağılmak
separate
ayırma

Doğru ile yanlışı ayırmak her zaman kolay değildir. - It is not always easy to separate right from wrong.

Siyaseti dinden ayırmalıyız. - We must separate politics from religion.

separate
(Askeri) AYIRMAK, BÖLMEK: Bir şeyi başka bir şeyden ayırmak
separate
{s} tek başına olan
separate
tefrik olunmak
separate
(fiil) ayırmak, bölmek, dağılmak, ayırt etmek, ayrıştırmak, kaymağını almak, ayrılmak, ayrı yaşamak, ayrışmak, kopmak, çıkmak
separate
separately ayrı ayr
separate
{s} ayrı, ayrılmış
Английский Язык - Английский Язык
separate
to divide itself into separate pieces or substances

    Расстановка переносов

    to di·vide it·self in·to sep·a·rate pieces or substances

    Турецкое произношение

    tı dîvayd îtself întı seprıt pisız ır sʌbstınsız

    Произношение

    /tə dəˈvīd ətˈself əntə ˈseprət ˈpēsəz ər ˈsəbstənsəz/ /tə dɪˈvaɪd ɪtˈsɛlf ɪntə ˈsɛprət ˈpiːsəz ɜr ˈsʌbstənsəz/
Избранное