Even impartiality is partial.
- Tarafsızlık bile taraflıdır.
Even impartiality is partial.
- Tarafsızlık bile taraflıdır.
The party was organized by Mac.
- Parti Mac tarafından organize edildi.
The party was hosted by Dan.
- Partiye Dan tarafından ev sahipliği yapıldı.
They live on the other side of the road.
- Onlar sokağın diğer tarafında yaşıyorlar.
In America cars drive on the right side of the road.
- Amerika'da arabalar yolun sağ tarafını kullanırlar.
Would you mind looking the other way for just a minute while I change my clothes?
- Elbiselerimi değiştirirken sadece bir dakika için diğer tarafa bakar mısın?
Tom had a propensity for looking the other way when spoken to.
- Tom'un, kendisiyle konuşulduğunda başka bir tarafa bakma huyu vardı.
It was a mistake on their part.
- Onların tarafında bir hataydı.
The party was organized by Mac.
- Parti Mac tarafından organize edildi.
Tom dog paddled toward the shallow end of the pool.
- Tom havuzun sığ tarafına doğru köpekleme yüzdü.
I'm getting endlessly annoyed by this foolishness.
- Bu aptallık tarafından sonsuz bir şekilde rahatsız oluyorum.
On the one hand we suffered a heavy loss, but on the other hand we learned a great deal from the experience.
- Bir taraftan ağır kayıplar verdik fakat diğer taraftan deneyimden birçok şey öğrendik.
On the other hand, there are some disadvantages.
- Diğer taraftan, bazı dezavantajları var.
I was distracted by those protesters outside.
- Benim dışarıda bu protestocular tarafından dikkatim dağıtıldı.
The outside of the castle was painted white.
- Kalenin dış tarafı beyaza boyandı.
I'm calling you on behalf of Mr. Simon.
- Bay Simon tarafından arıyorum sizi.