I saw a red car and a white one. The red one was nicer looking than the white one.
- Bir kırmızı araba ve bir beyaz olanı gördüm.Kırmızı olan beyaz olandan daha hoş görünüyordu.
Do you have better quality ones?
- Daha kaliteli olanlarına sahip misin?
People are not used to someone being honest.
- İnsanlar dürüst olan birine alışkın değildir.
Being an orphan, my father had to start earning money at ten.
- Bir yetim olan babam on yaşında para kazanmaya başlamak zorunda kalmıştı.
Do you have better quality ones?
- Daha kaliteli olanlarına sahip misin?
Most Shakuhachi are made from bamboo, but recently some wooden ones have appeared.
- Japon flütleri çoğunlukla bambu kamışından yapılır, fakat son zamanlarda bazı ağaç olanları ortaya çıkmıştır.
Are you a superstitious person?
- Batıl inançları olan bir kişi misiniz?
I'm not superstitious.
- Ben batıl inançları olan biri değilim.
Keeping existing clients is just as important as finding new ones.
- Var olan müşterileri korumak, yenilerini bulmak kadar önemlidir.