It wasn't much of a bridge.
- Büyük bir köprü değildi.
A dog's sense of smell is much keener than a human's.
- Bir köpeğin koku alma duygusu, bir insanınkinden çok daha keskindir.
I like dogs very much.
- Ben köpekleri çok severim.
When a dog is very hungry, it devours its food.
- Bir köpek çok aç olduğu zaman, yemeğini bir çırpıda bitirir.
The dog eats a lot of meat every day.
- Köpek her gün bir sürü et yiyor.
Tom's dog barks a lot.
- Tom'un köpeği çok havlar.
There are many bridges in this city.
- Bu şehirde birçok köprü vardır.
How many legs does a dog have?
- Bir köpeğin kaç bacağı vardır?