in the public eye

listen to the pronunciation of in the public eye
Английский Язык - Турецкий язык
(deyim) tanınmış
(deyim) meşhur
gözü önünde
(deyim) ünlü
famous
meşhur

Amerika'nın en meşhur adamı Washington'du. - Washington was the most famous man in America.

Zülfikar, dördüncü İslam halifesi olan Hazret-i Ali'nin meşhur kılıcıydı. - Zulfiqar was the famous sword of Hazret-i Ali, fourth caliph of Islam.

famous
ünlü

Şarkıcı sadece Japonya'da değil, aynı zamanda Avrupa'da da ünlü. - The singer is famous not only in Japan but also in Europe.

Onun kitabı sadece İngiltere'de ünlü değil, Japonya'da da ünlü. - Her book is famous not only in England but also in Japan.

famous
{s} tanınmış

O tanınmış bir dağdır. - That's a famous mountain.

Michael Jackson, Abd'nin en tanınmış şarkıcısıydı. - Michael Jackson was the most famous singer in the United States.

famous
adlı
famous
şanlı
famous
adlı sanlı
be in the public eye
Ünlü olmak, herkes tarafından tanınmak
in the sun
(deyim) Kamunun gözünde, halkın gözü önünde
be in the public eye
halkın gözünde olmak
be in the public eye
(deyim) toplum tarafından tanınmak
be in the public eye
(deyim) maruf olmak
be in the public eye
(deyim) toplumun göz önünde olmak
famous
famously meşhur olarak
famous
{s} tatminkâr
famous
{s} mükemmel

Biz mükemmel bir biçimde geçindik. - We got along famously.

famous
belli
Английский Язык - Английский Язык
(deyim) in the sun
famous
exposed to the public, having much attention from the general public
in the public eye

    Расстановка переносов

    in the pub·lic eye

    Турецкое произношение

    în dhi pʌblîk ay

    Произношение

    /ən ᴛʜē ˈpəblək ˈī/ /ɪn ðiː ˈpʌblɪk ˈaɪ/

    Этимология

    [ 'in, &n, &n ] (preposition.) before 12th century. Middle English, from Old English; akin to Old High German in in, Latin in, Greek en.

    Видео

    ... he wasn't in the public eye. Now, you guys can't afford to experiment with the Blogger ...

    Слово дня

    abut
Избранное