galiba

listen to the pronunciation of galiba
Турецкий язык - Английский Язык
probably

You probably don't remember me. - Galiba sen beni hatırlamıyorsun.

This winter will probably be very cold. - Bu kış galiba çok soğuk olacak.

presumably
daresay
apparent
probably, likely; I think (so), I daresay; presumably, apparently, seemingly
apparently
it seems as if
probable
i think so
i think

I think your letter is under that book. - Galiba mektubun şu kitabın altında.

I think it's better not to try it. - Galiba denememek daha iyi.

likely

We're likely to continue reading this book up to the end of the year. - Galiba bu kitabı okumaya sene sonuna kadar devam edeceğiz.

presumedly
1. It looks like .../It seems .../It would seem that ...: Galiba kar yağacak. It looks like it's going to rain
methinks
I daresay
presume
guess

I guess I miss you too. - Galiba ben de seni özlüyorum.

I guess everybody thinks that I'm in love with Mary. - Galiba herkes Mary'ye aşık olduğumu düşünüyor.

seem

We seem to be confused. - Galiba karıştırıyoruz.

He seemed to read at random. - Galiba gelişi güzel okumuş.

saat başı galiba! Why is everybody so quiet?
(said jocularly when there is a general lull in the conversation)
Турецкий язык - Турецкий язык
Görünüşe göre, sanılır ki, anlaşılan: "Benim adımı işitince şöyle bir durdu, galiba beni tanımış olacak."- M. Ş. Esendal
Görünüşe göre, sanılır ki, anlaşılan
yalım
GALİBA
(Osmanlı Dönemi) Tahminen. Çok zaman. Her halde. Galiben, ekseriyetle
galiba
Избранное