en büyük

listen to the pronunciation of en büyük
Турецкий язык - Английский Язык
eldest

It's not easy being the eldest child. - En büyük çocuk olmak kolay değil.

Suddenly the eldest daughter spoke up, saying, I want candy. - En büyük kız şeker istiyorum diyerek birdenbire konuştu.

arch

The strangest thing is that he saved his arch enemy from an unavoidable death. - En tuhaf şey onun en büyük düşmanını kaçılmaz bir ölümden kurtarmış olmasıdır.

He is the greatest architect that has ever lived. - O şimdiye kadar yaşamış en büyük mimar.

biggest

Her debut was the biggest social event of the season. - Onun sahneye ilk çıkışı mevsimin en büyük sosyal olayı idi.

Paris is one of the biggest cities in the world. - Paris, dünyadaki en büyük kentlerden biridir.

first
top
extreme
supreme

Knowledge is the supreme power. - Bilgi en büyük güçtür.

Knowledge is the supreme goal. - Bilgi en büyük hedeftir.

greatest

Security is the greatest enemy. - Güvenlik en büyük düşmandır.

I think Beethoven is the greatest composer who ever lived. - Sanırım Beethoven, şimdiye kadar yaşamış en büyük besteci.

ruling
maximal
paramount
maximum
greatest, biggest
ultimate
Турецкий язык - Турецкий язык
azam
ekber
(Osmanlı Dönemi) uzmâ
en büyük
Избранное