Would you like to go out to have a drink somewhere?
- Bir yerde içki içmek için dışarı çıkmak ister misiniz?
I was obliged to go out yesterday.
- Dün dışarı çıkmak zorunda kaldım.
Sami wanted to move out.
- Sami dışarı çıkmak istiyordu.
She went out without saying good-bye.
- Hoşça kal demeden dışarı çıktı.
I went out with my friends.
- Ben arkadaşlarımla dışarı çıktım.
I'm afraid he's just gone out.
- Maalesef o az önce dışarı çıktı.
He has gone out for lunch already.
- O zaten öğle yemeği için dışarı çıktı.